12 Eylül 2011 Pazartesi

türkçe'nin tarihi gelişimi

1. Türk dilinin dönemleri, her dönemin ayırıcı özellikleri.
2. Anadolu’da Türkçenin gelişimi ve kazandığı yeni özellikler
TÜRKÇENİN TARİHİ DÖNEMLERİ


1. Altay Dil Birliği Dönemi
Altay dil ailesi içerisinde yer alan Türk dilinin ve diğer akraba dillerin bağımsız birer dil olarak henüz ortaya çıkmadığı dönemdir. Bu Türkçenin, Moğolcanın ve diğer akraba dillerin henüz oluşmadığı bir dönemdir.
2. En Eski Türkçe Dönemi
Türkçenin Altaycadan ayrıldığı ve bağımsız bir dil olarak gelişmeye başladığı bir dönemdir.
3. İlk Türkçe Dönemi
Türkçeden daha sonra ayrılarak bağımsız birer dil hâlinde gelişen Hazar, Bulgar, Avar ve Hun dillerinin henüz Türkçeden ayrılmadığı dönemdir.

Türkçenin karanlık çağlarına ait olan bu dönemler ana hatlarıyla bu şekildedir. Bu dönemlere ait elimizde yazılı bir belge yoktur. Bu dönemlerden sonra gelen dönemlerle ilgili bilgilerimiz yazılı kaynaklara dayanmaktadır. Bu dönemlerden sonraki bilgilerimiz yazılı kaynaklara dayandığı için daha sağlıklıdır.

4. Eski Türkçe Dönemi (MS 6-13. yüzyıllar arası):
Türkçenin metinlerle takip edilebildiği dönemdir. Bu terim, İslâmlık öncesi dönem ile Türklerin İslamiyet’e girdiği ilk dönemdeki Türkçeyi içine alır. Bu dönemde Türk dilinin yayılma alanı Orta Asya'dır. Eski Türkçe terimi, genel çizgileriyle kuzeyde Yenisey Irmağı çevresinden ve Moğolistan'dan başlayıp, batıda Aral Gölü ve Hazar Denizi'ne kadar uzanan bir genişlikteki bölgede kullanılmıştır. Türkçenin diğer dönemleri dikkate alındığında hem ses ve şekil bilgisi özellikleri hem de söz varlığı bakımından en saf ve duru dönemdir. Eski Türkçe şu dönemleri içine alır:

a. Köktürk Dönemi (6- 8. yüzyıllar arası):
Eski Türkçede kelime başındaki k- sesleri Türkiye Türkçesinde g-'ye dönmüştür. Bundan dolayı çoğu kaynakta Göktürk olarak geçen bu kelimenin aslî şekli Köktürk'tür. MS 552 yılında Köktürk Devletinin kurulmasıyla başlayan bu dönemde farklı bir edebiyat doğmuştur. "Bengütaş edebiyatı" olarak adlandırılan bu edebiyat, Türklerin ilk yazılı metinleri olma özelliğini taşır. Abide veya anıt karşılığı olarak kullanılan bu terim, sonsuz taş, ebedî taş anlamındadır.
Köktürk kağanlığında özellikle kağanların ya da devletin ileri gelenlerinin ölümünden sonra, onlar adına bir anıt mabet inşa ettirmek, bu mabedin içini, dışını bezetmek, bahçesine yazılı taş diktirmek bir gelenek hâlini almıştı. Kağanlar bu taşların üzerine gönüllerindeki sözleri yazdırırlar ve halkın da buna göre davranmasını isterlerdi. Taşların üzerindeki bu sözlerin ebedî kalacağını, bütün milletin de sonsuza kadar bunlardan ders alacaklarını düşünmüşler, bu nedenle de diktirdikleri bu taşlara bengü taş adını vermişlerdi.
Genellikle Orhun Abideleri olarak adlandırılan Kültigin, Bilge Kağan ve Tonyukuk bengü taşları, bu edebiyatın en uzun ve en mükemmel örnekleridir.
Muharrem Ergin'in "Türk adının ve Türk milletinin isminin geçtiği ilk Türkçe metin... İlk Türk tarihi... Taşlar üzerine yazılmış tarih... Türk devlet adamlarının millete hesap vermesi, milletle hesaplaşması... Devlet ve milletin karşılıklı vazifeleri... Türk nizamının, Türk töresinin, Türk medeniyetinin, yüksek Türk kültürünün büyük vesikası... Türk askerî dehasının, Türk askerlik sanatının esasları... Türk gururunun ilâhî yüksekliği... Türk feragat ve faziletinin büyük örneği... Türk edebiyatının ilk şaheseri..." gibi ifadelerle tanımladığı Orhun Abideleri ile Köktürk döneminin diğer eserlerinde Köktürk işaretleri kullanılmıştır.


Köktürk Yazıtlarından örnekler:




Köktürk Alfabesiyle

Köktürk Türkçesiyle
Tengri teg tengride bolmış Türk Bilge Kağan bu ödke olurtum. Sabimin tüketi eşidgil. Ulayı ini yiginüm oğlanım biriki oguşum budunum biriye şad apat begler yırıya tarkat buyruk beyler Otuz [Tatar...] Tokuz Oğuz begler i budunu bu sabimin edgüti eşid katıgdı tıngla.

Türkiye Türkçesiyle
Tanrı gibi gökte olmuş Türk Bilge Kağan bu devirde tahta oturdum. Sözümü sonuna kadar dinle! Önce kardeşlerim, çocuklarım! Sonra, bütün soyum, milletim! Güneydeki şadlar, apalar; kuzeydeki Tarkanlar, buyruk beyler! Otuz Tatar!.. Dokuz Oğuz beyleri, milleti! Bu sözümü iyice işit, iyice dinle!

b. Uygur Dönemi (8-13. yüzyıllar arası):
Köktürk Devletine bağlı olan Uygur beyleri, 745 yılında onların içine düştükleri kargaşadan faydalanarak Köktürkleri ortadan kaldırır ve Uygur devletini kurarlar. Uygurlar kâğıtlar üzerine yazdıkları eserlerde Uygur alfabesini kullandılar. Bu alfabe Soğd alfabesinden geliştirilmiştir. Bu alfabenin yanı sıra az da olsa Mani ve Brahmi yazılarını da kullanan Uygurlar, taş ve kâğıt üzerine yazılmış çeşitli metinlerin yanı sıra kütük basması eserler bırakmışlardır. Uygur edebiyatının en önemli iki özelliği dinî olması ve tercümeye dayanmasıdır. Bunlarla birlikte falcılık, astronomi, tıp ve şiirle ilgili olanlar da vardır. Tercümeler Çince, Sanskritçe, Toharca, Tibetçe ve Soğdakçadan yapılmıştır. Uygur dönemine ait eserlerden en önemlileri şunlardır:
Altun Yaruk (Altın Işık): Buda'nın menkıbeleri yer almaktadır.
Irk Bitig (Fal Kitabı):Çeşitli inanışlarla masal unsurlarının yer aldığı eserde konuşma diline ait pek çok kelime de bolca kullanılmıştır.
Sekiz Yükmek (Sekiz Yığın): Eserde Budizme ait dinî ve ahlâkî inanışlarla bazı pratik bilgiler yer almaktadır.
Prens Kalyanamkara ve Papamkara Hikâyesi (İyi Düşünceli Şehzade ile Kötü Düşünceli Şehzade): Budizme ait bir menkıbenin hikâyesidir. Eserde, iyi yürekli bir şehzadenin bütün canlılara yardım etmek ve canlıların birbirlerini öldürmelerine engel olmak amacıyla, çok değerli bir mücevheri ele geçirmek için çıktığı maceralı yolculuk anlatılır.
Kuanşi İm Pusar: "Asıl Dinin Nilüfer Çiçeği" adlı eserin bir bölümüdür. Eserin konusu, Kuanşi İm Pusar adlı Burkan adayının canlılara yardım etmesi

Uygur dönemine ait metin örnekleri
Ol lexua yolug usar siz ötrü lö kanı erdinilg balıkka orduka teggey siz ol balık tegre yéme yetti kat karam içinte alku agulug lö-ler yılanlar yatur anı yoguru usar siz içgerü balıkka kirgey siylö kanıña közüngey siz erdeni bulgaysiz. Men amtı ölür men. Siz yalñuskıya kalır siz. Teñrim korkmañ busanmañ esén tükel teggey siz. İnçip kayu kün burxan kutın bulsar meni titmeñ edgü köni yolçı yerçi bolup iñe tegdi kapagda ekki arıg kızlar turur elgi erdinilig yıp eñirer elginde ötrü tegin kim sizler… tep ayıttı ol kızlar kapagçı biz tep tedi. Ötrü tegin balık içiñe kirdi öñtün kapakga tegdi. Ötrü tört körkle kırkın yürüñ kümüş yıp eñirer bu kapag közedü tururlar… tegin ayıtsar kapagçı kırkın biz tediler… ötrü takı içgerü kirdi ordu kapagka tegdi ol kapagda sekiz körkle tañ arıg kızlar sarıg altun yıp eñirerler tegin körklerin tañlap sizler löler kanı kunçuy-ı mu sizler ayıtsar biz ordu kapag biz tep tediler.
Eğer bu lotus yolunu aşabilirseniz bir süre sonra, Ejdarhalar Hanı’nın mücevherli şehrine ve sarayına ulaşacaksınız. O şehrin çevresinde, yedi katlı hendek içinde her yanda, zehirli ejderhalar ve yılanlar yatar. Onların arasında yürürseniz (onları çiğnerseniz) şehrin içine gireceksiniz. Ejderhalar Hanı’na görüneceksiniz ve mücevheri bulacaksınız. Şimdi ben ölüyorum. Siz yalnız kalıyorsunuz. Haşmetlim korkmayın, üzülmeyin. Sağ salim ulaşacaksınız. Böylece, birkaç gün içinde, Buda’nın sonsuz mutluluğunu bulursanız beni terk etmeyin. İyi ve doğru sözlü bir yolcu, bir rehber olarak (Prens surların?) eteğine ulaştı. Kapıda tertemiz iki kız duruyordu. Elleri mücevherli ipleri eğiriyordu. O zaman prens sordu: Siz kimsiniz? O kızlar: Biz kapının bekçisiyiz, dediler.
c. Karahanlı Dönemi (10-13. yüzyıllar arası):
Bu dönemin iki önemli özelliği vardır. Bunlardan ilki İslâm dinini bütün Türklerin tek ve resmî dini olarak kabul etmeleridir. İkincisi ise Türk devletinin merkezini bugünkü Türkistan'a kaydırarak, Türkleri bir Uzak Doğu kavmi olmaktan çıkarıp tam olarak bir Orta Asya kavmi durumuna getirmeleridir. Karahanlılar, Türkçeyi Uygur alfabesinin yerine Arap alfabesiyle yazmaya başladılar. Böylece Türkçenin Arap harfleriyle yazıldığı bin yıllık bir dönemi de onlar başlatmış oldu.
Bu dönemin eserleri şunlardır:
Kutadgu Bilig:
Dîvânü Lügati't-Türk:
Atabetü'l-Hakayık:
Divan-ı Hikmet:


6. Yeni Türkçe Dönem: Yeni Türkçe dönemi iki koldan gelişir.

A) KUZEY- DOĞU TÜRKÇESİ

1. KUZEY TÜRKÇESİ(KIPÇAK TÜRKÇESİ)

2. DOĞU TÜRKÇESİ (ÇAĞATAY TÜRKÇESİ)


B) BATI TÜRKÇESİ

1. Eski Anadolu Türkçesi: (13-15. yüzyıllar arası): Anadolu'ya yerleşen Oğuz Türklerinin ilk kez kendi lehçeleri üzerine kurdukları yazı dilidir. Anadolu Selçuklu Devletinin kuruluşundan sonra 13-15. asırlar arasında gelişme kaydeden Eski Anadolu Türkçesi sadece Anadolu'da değil, Anadolu dışındaki Osmanlı şehirlerinde ortaya konulan eserleri de içine alır. Eski Anadolu Türkçesinin Eski Türkçeyle olan ilişkisi de tamamen kopmuş değildir. Batı Türkçesinin yabancı unsurlar bakımından en temiz dönemi olan Eski Anadolu Türkçesinde, 13. yüzyıldan 15. yüzyıla doğru gelindikçe Arapça ve Farsça unsurların arttığı görülür. 15. yüzyıldan sonra ise yazı dilinin konuşma dilinden uzaklaşarak aydın bir zümre dili hâlini alır.
Anadolu Selçukluları döneminde bilim dili olarak Arapça, resmî dil olarak da Farsça kullanılırken; dinî, ahlâkî özellikler taşıyan ve halka hitap eden eserlerde Türkçe kullanılmıştır. Bu tür eserlerin Türkçe yazılmasında özellikle beylerin, kendi diline ve kültürüne önem veren bilim adamları ve şairleri destekleyip korumaları önemli rol oynamıştır. Karamanoğlu Mehmet Beyin 15 Mayıs 1277'de Simden gerü dîvânda, dergâhta, bârgâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır. fermanı da ayrı bir önem taşımaktadır. Eski Anadolu Türkçesiyle eser vermiş olan şair ve yazarlardan bazıları şunlardır: Ahmet Fakih, Şeyyad Hamza, Yunus Emre, Âşık Paşa, Kadı Burhaneddin, Nesimî, Hacı Bayram Veli, Kaygusuz Abdal, Süleyman Çelebi.


Eski Anadolu Türkçesiyle yazılmış bir şiir:
GAZEL
Ecel dutmış elinde bir ulu câm
Ki ol câmun içi tolı serencâm

Kima ayuk sunar kime içürmiş
Kimi esrük yatur toprakda müdâm

Zihî şerbet ki bir kez andan içen
Ne subh olduğını bilür ne ahşam

Ne şerbetdür bu hîç rengi bilinmez
Kızıl mı ak mıdur yâ puhte yâ hâm

Ne arslanlar yaturmışdur bu sâkî
Ne ejdehâlar olmışdur ana râm

Bular hep bu kadehden içdi yatdı
Kadeh şimdi bizümdür kâm u nâ-kâm

İçürmeyince komadı kişi hem
Bu sâkîden ne lutf iste ne ikrâm

‘Acebdür bu ki bunların birinden
Ne bir haber getürdiler ne peygâm

Bu sâkî meclisin esridiserdür
Ne cemâ’at kalısardur ne îmâm

Bu gafletden niçün uyanmadun sen
Niçün gâfil yatursen sen i ‘avâm
Şeyyad Hamza



2. Osmanlı Türkçesi: (15-20 yy)

Türkiye Türkçesinin tarihî sürecinde Eski Anadolu Türkçesinden sonraki döneme verilen addır. Osmanlının Anadolu'da siyasî birliği sağlamasından sonra gelişen yazı dilidir. 15. yüzyılın ortalarında başlayan bu dönem, 20. yüzyıla kadar devam etmiştir. Bu dönemde İstanbul ve bazı illerin birer kültür merkezi hâline gelmesiyle sarayda Farsçanın, medreselerde Arapçanın önemi arttı. Dolayısıyla da şair ve yazarların ilgisi de bu diller üzerinde yoğunlaştı. Türk şairleri edebî anlayışta İran edebiyatını örnek alarak, bu edebiyatın ürünlerine benzeyen eserler yazdılar. Bu gelişmelerin doğal sonucu olarak bir taraftan Türkçe kelimelerin kullanımı azalırken, diğer taraftan da fazla sayıda Farsça ve Arapça kelime, tamlama ve deyimler Türk diline girdi.
Yazı dilinde söz konusu olan bu durum, özellikle de nesirde neredeyse içinden çıkılamaz bir hâl almıştır. Hüner ve marifet göstermek amacıyla böyle bir dil kullanan yazarların yanı sıra sade Türkçe halk arasında kullanılmaya ve halk için yazılan eserlerde tüm canlılığını sürdürmeye devam etmiştir.


Osmanlı Türkçesiyle eser vermiş olan şair ve yazarlardan bazıları şunlardır: Ahmet Paşa, Necatı, Eşrefoğlu Rumî, Âşık Paşazade, Âşıkî, Sinan Paşa; Fuzulî, Baki, Hayalî, İshak Çelebi, Hoca Sadeddin, Sehî Bey; Nailî, Nabî, Katip Çelebi, Naimî, Evliya Çelebi, Peçevi, Koçi Bey; Nedim, Şeyh Galip, Esrar Dede.
Osmanlı Türkçesiyle yazılmış bir şiir:
Gazel
Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı

Kamu bîmârına cânân deva-yı derd eder ihsan
Niçün kılmaz bana derman beni bîmar sanmaz mı

Şeb-i hicran yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı

Gûl-i ruhsârına karşu gözümden kanlu akar su
Habîbim fasl-ı güldür bu akar sular bulanmaz mı

Gâmım pinhan tutardım ben dedîler yâre kıl rûşen
Desem ol bî-vefâ bilmem inanır mı inanmaz mı

Değildim ben sana mâil sen ettin aklımı zâil
Beni tan eyleyen gafîl seni görgeç utanmaz mı

Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı
Fuzuli
3.Çağdaş Dönem
a) Bugünkü Türkiye Türkçesi: Batı Türkçesinin içinde bulunduğumuz dönemidir. Bugünkü Türkiye Türkçesi tabirinden Türkiye Cumhuriyeti'nin resmî dili olan ve bugün çok geniş bir alanda kullanılan Türk yazı dili anlaşılmaktadır.
Bugünkü Türkiye Türkçesi, İkinci Meşrutiyet'ten sonra Osmanlıcılık, İslamcılık, Batıcılık vb. fikir hareketleri içinde siyasî ve tarihî şartların da etkisiyle hızla gelişen Türkçülük (milliyetçilik) hareketinin ürünü sayılır. Daha XIX. yüzyıl içinde şekillenmeye başlayan Türkçülük hareketi, 1908'den sonra Türk Derneği (1909) ve Türk Ocağı (1912) gibi kuruluşlarla Türk tarihi ve Türk dili hakkında esaslı çalışmalar yapılmasını sağlamıştır. Nitekim Genç Kalemler dergisi etrafında toplanarak, "Yeni Lisan" hareketini başlatanlar da devrin Türkçülük hareketini yürüten sanat ve fikir adamlarıdır. Türkçenin sadeleşmesi konusunda en kalıcı atılımı, “Yeni Lisancılar” başarmıştır. 1911'de Selânik'te Genç Kalemler dergisi etrafında toplanan Yeni Lisancılar ilk defa “Millî Edebiyat” kavramını da ortaya atmışlardır.
Ömer Seyfettin, Ali Cânip, Ziya Gökalp, Âkil Koyuncu'nun öncülüğündeki Genç Kalemler ve Yeni Lisan hareketi, “Millî bir edebiyat millî bir dille yaratılabilir." görüşünü ortaya atıp, Türkçenin sadeleşmesi için başlıca şu ilkeleri kabul ve ilân etmişlerdir:

1- Arapça ve Farsça gramer kuralları kullanılmamalı, bu kurallarla yapılan terkipler (tamlamalar) kaldırılmalıdır.
2- Ama, fakat, lâkin gibi yerleşmiş edatların dışında yabancı edatlar kullanılmamalıdır.
3-Dilimize yerleşmiş Arapça ve Farsça kelimeler Türkçe'de söylendikleri gibi yazılmalıdır.
4- Kalıplaşmış ifadeler dışında sadece Türkçe çokluk eki (-lar,-ler) kullanılmalıdır.
5- Başka Türk Lehçelerinden kelimeler alınmamalıdır.
6- İstanbul konuşması esas alınarak yeni bir yazı dili meydana getirilmeli; konuşma dili yazı dili ayrılığı kaldırılmalıdır.
7- Dil ve edebiyat doğu-batı taklitçiliğinden kurtarılmalı; millî bir edebiyat meydana getirilmelidir.

Konuşulduğu ülkeler
Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Bulgaristan, Yunanistan, Ermenistan, İran, Makedonya Cumhuriyeti, Moldova, Suriye, Irak, Kosova.
Şu ülkelerdeki göçmen topluluklar: Hollanda, Almanya, Avusturya, Kanada, ABD, İsrail, Brezilya, Venezuela, Kolombiya, Belçika, İngiltere, Danimarka, İsveç, İsviçre, Avustralya
Ahıska Türklerinin yaşadığı ülkeler: Kazakistan, Azerbaycan, Rusya Federasyonu, Kırgızistan, Özbekistan ve Ukrayna.
Konuşan kişi sayısı
80 milyonu ana dili olmak üzere, yaklaşık 100 milyon. Sıralama 14 arasında
Sınıflandırma
Ural-Altay Dil Ailesi
- Altay Dil Ailesi Grubu
- Türk Dilleri Ailesi
- Oğuz Grubu
- Türkçe
Resmi Durum ve Dil Kodları

Resmi dil olduğu ülkeler: Türkiye, KKTC , (Makedonya, Kosova (Belediye dili)), Kıbrıs Rum Kesimi
Düzenleyen kurum: Türk Dil Kurumu
Türkiye Türkçesiyle yazılmış bir şiir:
Bir Başka Tepeden
Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça gönül tahtına keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.

Nice revnaklı şehirler görünür dünyada,
Lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
Yaşamıştır derim en hoş ve uzun rüyada
Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.

Y.KEMAL BEYATLI
b) Azerbaycan Türkçesi: 16. yüzyılda Türkçenin lehçesi olmuştur. Azerbaycan Cumhuriyetinde ve İran’da yaşayan Azeri Türkleri arasında konuşulmaktadır.
c) Türkmen Türkçesi: Türkmenistan Cumhuriyetinde kullanılmaktadır.
d) Gagavuz Türkçesi: Moldova, Ukrayna, Bulgaristan ve Romanya'daki Türkler arasında kullanılır.

Türkçenin konuşulduğu ülkeler






TÜRKÇENİN DÖNEMLERİ

(TABLO OLARAK VERİLECEK)





A) AŞAĞIDAKİ YARGILARI DOĞRU VE YANLIŞ OLARAK DEĞERLENDİRİNİZ.

1. Türkçenin Altaycadan ayrıldığı ve bağımsız bir dil olarak gelişmeye başladığı En Eski Türkçe dönemidir. (D) (Y)
2. Türkçeye ait ilk metinler 9. yy aittir. (D) (Y)
3. Baki Eski Anadolu Türkçesiyle eserler yazmıştır. (D) (Y)
4. Günümüz Türkçesinin oluşumunda Meşrutiyet yıllarında ortaya çıkan (D) (Y) Milliyetçilik akımı etkili olmuştur.
5. Türklerin kullandığı ilk alfabe Göktürk alfabesidir. (D) (Y)
6. Arap harflerini Uygurlar döneminde kullanmaya başladık. (D) (Y)
7. Eski Anadolu Türkçesinde Arapça ve Farsçanın hiçbir etkisi yoktur. (D) (Y)
8. Doğu Türkçesine Kıpçak Türkçesi de denir. (D) (Y)




B) AŞAĞIDAKİ CÜMLELERİ DOĞRU BİR ŞEKİLDE TAMAMLAYINIZ.

1) Arapça ve Farsça………………………………..döneminde Türkçe üzerindeki etkisini artırmıştır.
2) Uygurlar ………………..dininin etkisiyle dini içerikli metinler yazmışlardır.
3) Türkçenin metinlerle takip edilebildiği dönem…………………………………dir.
4) Türk adının geçtiği ilk metin ……………………………dir.
5) Cahit Sıtkı Tarancı ……………………….Türkçesiyle eserler yazmıştır.
6) Kuzey Türkçesinin diğer adı……………………..dir.




C) AŞAĞIDAKİ YAZAR VE ESERLERİ TÜRKÇENİN DÖNEMLERİNE GÖRE EŞLEŞTİRİNMİZ.

1) Baki (…. ) a) Karahanlı Dönemi

2) Kaygusuz Abdal (…. ) b) Göktürk Dönemi

3) Altun Yaruk (…. ) c) Günümüz Türkçesi

4) Hacı Bayramı Veli (…. ) d) Eski Anadolu Türkçesi Dönem

5) Nazım Hikmet (…. ) e) Osmanlıca Dönemi

6) Yunus Emre (…. ) f) Uygurlar Dönemi

7) Göktürk Kitabeleri (…. )

8) Kutadgu Bilig (…. )



1. Aşağıdakilerden hangisi Karahanlılar dönemine ait bir eser değildir?
a) Kutadgu Bilig:
b) Dîvânü Lügati't-Türk:
c) Atabetü'l-Hakayık:
d) Divan-ı Hikmet
e) Muhakemetül- Lügateyn

2.Genç Kalemler ve Yeni Lisan hareketi, “Millî bir edebiyat millî bir dille yaratılabilir." görüşünü ortaya atıp, Türkçenin sadeleşmesi için başlıca şu ilkeleri kabul ve ilân etmişlerdir. Aşağıdakilerden hangisi bu ilkelerden biri değildir?
a) Dilimize yerleşmiş Arapça ve Farsça kelimeler Türkçede söylendikleri gibi yazılmalıdır.
b) Başka Türk Lehçelerinden kelimeler alınmamalıdır.
c) Türkçedeki bütün yabancı kelimeler atılmalıdır.
d) İstanbul konuşması esas alınarak yeni bir yazı dili meydana getirilmeli; konuşma dili yazı dili ayrılığı kaldırılmalıdır.
e) Dil ve edebiyat doğu-batı taklitçiliğinden kurtarılmalı; millî bir edebiyat meydana getirilmelidir.
3. Aşağıdakilerden hangisi Eski Anadolu Türkçesiyle eser vermiş olan şair ve yazarlardan biri değildir?
a) Ahmet Fakih
b) Şeyyad Hamza
c) Karacaoğlan
d) Yunus Emre
e) Âşık Paşa


O sîm endâmı aldık halka-î ağûuşa bir kerre
O elmâsın hele zîb-i nigin-dân olduğun gördük

Meh ü mihrin senin olsun felek biz îd-gehlerde
Hilâl ebrûların hurşîd-i tâbân olduğun gördük
Nedim

4. Yukarıdaki şiir Türkçenin hangi dönemine ait olabilir?
a) Eski Türkçe Dönem
b) Osmanlıca Dönemi
c) Türkiye Türkçesi Dönemi
d) Karahanlı Dönemi
e) Uygurlar Dönemi


5. Aşağıdakilerden hangisi Batı Türkçesinin bölümlerinden biri değildir?
a) Eski Anadolu Türkçesi
b) Osmanlıca Dönemi
c) Türkiye Türkçesi Dönemi
d) Azeri Türkçesi
e) Uygurlar Dönemi

6. Aşağıdakilerden hangisinde Eski Türkçenin bölümleri doğru olarak verilmiştir?

a) Karahanlı Dönemi - Uygur Dönemi – Osmanlıca

b) Osmanlıca- Eski Anadolu Türkçesi- Türkiye Türkçesi

c) Karahanlı Dönemi- Göktürk Dönemi- Uygur Dönemi

d) Batı Türkçesi- Azeri Türkçesi- Doğu Türkçesi

e) Uyur Dönemi- Gagavuz Türkçesi – Eski Anadolu Türkçesi

dillerin sınıflandırılması

“Türkçem! Benim ses bayrağım!”
Fazıl Hüsnü Dağlarca



Bu konuda aşağıdaki konu başlıklarını göreceksiniz.
1.Dil ailelerinin oluşumunu ve köken bakımından dünya dilleri.
2.Yapı bakımından dünya dilleri.
3.Türkçenin köken ve yapı bakımından dünya dilleri arasındaki yeri.
I. DİL
Dil, insanlar arasında iletişimi sağlayan, temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış bir işaretler sistemi, kendine ait kanunları olan ve bu kanunlar çerçevesinde gelişen, seslerden oluşmuş çok yönlü sosyal bir kurumdur.
Genel anlamda dil: duygu, düşünce, hayal ve dilekleri anlatmaya yarayan bir işaret sistemidir.

Semiyoloji: Beş duyu ile kavranan yani anlaşmayı sağlayan bütün işaretleri inceleyen bilim dalına denir. Diğer adı ise işaret bilim’dir.

A- DİLİN ÖZELLİKLERİ
Dilin özellikleri şunlardır:
• Dil kendine özgü yasalarıyla var olan ve gelişen canlı bir varlıktır. Bu yasalar gramerin konularını oluşturan ilkelerden oluşur.
• Dil canlı bir varlıktır. Hiçbir dil ilk halini korumaz, kendi yasalarına aykırı zorlamaları benimsemez, ancak kendi bünyesine uygun düşen normal değiştirmeleri kabul eder. Yapısı, kişilerin ve toplumların istedikleri şekilde değiştirilemez. Dil “taş” varlığını “t,a,ş” sesleriyle göstermişse siz bunu değiştiremezsiniz.
• Dil, insanların kendi aralarında ve toplumla anlaşmasını sağlayan doğal bir iletişim aracıdır.
• Dil, işaretler sistemidir.
• Dil, bireylerin üstünde sosyal bir kurumdur.
• Dil milli kimliğin temelidir. Bir milletin dili yok olunca o millet de tarih sahnesinden çekilir.
• Dil insanlık tarihinin karanlık dönemlerinde, bir ya da birden fazla topluluğun arasında meydana gelmiştir.
• Diller bir ihtiyaçtan doğmuştur. Bu ihtiyaç ise iletişimdir.
• Dil insanlarda var olan konuşma yetisinin sonucunda doğmuştur.



B- DİLLERİN DOĞUŞU
Birçok insan dillerin nasıl meydana geldikleri konusunda düşünmüş ve bir takım kuramlar ileri sürmüşlerdir.
1. Dil Allah’ın insanlara verdiği özel bir yetenektir.
2. Seslerin gelişmesi sonucunda ortaya çıkmıştır.
3. Rastgele ortaya çıkan ve insan ruhunu yansıtan bir sistemdir.
4. Hayatın zorluklarından ortaya çıkmıştır.
5. Maddi kültürün bir yansımasıdır.

İnsanları dillerin doğuşu üzerine ileri sürdükleri kuramları başlıca iki grupta toplayabiliriz.

Tek kökenci görüş: Dünyadaki dillerin tek kaynaktan çıktığını savunur.
Çok kökenci görüş: Dünyadaki dillerin ayrı ayrı kaynaklardan oluştuğunu savunur.

Dilin doğuşuyla ilgili kuramlar şunlardır:
1. Yansıma Kuramı: Günümüz Türkçesindeki miyavlamak, melemek, horlamak, gümbürtü, gümbürdemek, inlemek, takırtı, şırıldamak, kıtır kıtır gibi doğadaki sesleri yansıtan, taklit eden sözcükler diğer dillerde de vardır. Örneğin; Türkçedeki miyavlamak Almancada “miauen” Fransızcada “miauler” şeklindedir.
Bu kurama göre, bütün dil öğeleri(ses, sözcük vb.) yansımalardan oluşmuştur.

2. Ünlem Kuramı: İnsanların duygularının etkisiyle çıkardıkları ünlemlerin, zamanla sözcüklere dönüştüğünü ileri süren görüştür.

3. İş Kuramı: İnsanların iş yaparken, bir arada çalışırken vücut hareketlerinin doğurduğu refleks seslerinden dilin doğduğunu savunan kuramdır.

4. Güneş-Dil Kuramı: XX. yüzyılın ilk yarısında Fransız bilim adamı Hilaire de Barenton tarafından ortaya atılmıştır. Bu görüşe göre, bütün dillerin kaynağı Sümercedir.
Güneş- Dil Kuramı Atatürk’ün dil çalışmalarında da yer almıştır. Bu sebepten Türkçenin Sümerce ile ilgisini ortaya koymak için birçok çalışma yapılmıştır.

II. YERYÜZÜNDEKİ DİLLER

Yeryüzündeki diller yapıları bakımından ve kökenleri bakımından olmak üzere iki bakımdan gruplandırılır.

1. YAPI BAKIMINDAN DİLLER

Bu sınıflandırma Alman dilbilimci August Scnleicher’in çalışmalarına dayandırılmaktadır. Yapı bakımından diller 3 grupta incelenir.

1. Tek Heceli Diller: Bu dillerin en önemli özelliği sözcüklerin ek almayışı ve yapı bakımından değişikliğe uğramayışıdır. Sözcükler, cümle içinde başka sözcüklerle birlikte anlam ve görev kazanmaktadır.
Tek heceli dillere Çince, Vietnam dili, Himalaya ve Afrika dilleri, Bask dili, Cava dili örnek gösterilebilir.

2. Eklemeli Diller: Eklemeli diller, sözcük köklerinin değişmeyerek eklenen eklerle yeni anlam ve görev kazandığı dillerdir. Bu diller için en tipik örnek Türkçedir. Örneğin, göz: göz-cü, göz-cü-lük, gözlük, göz-lük-lü, göz-lük-çü, göz-lük-çü-lük, göz-le-mek, göz-le-m, göz-le-mci, göz-le-m-le-mek, göz-le-n-mek, göz-de,
Eklemeli yapıda olan diller arasında; Altay dilleri (Altay dilleri: Moğalca, Mançu-Tuzgur dilleri) ve Ural dilleri (Ural dilleri: Fince, Macarca, Samoyetçe), küçük farklılıklarla Japonca, bazı Asya ve Afrika dilleri de yer almaktadır.

3. Çekimli Diller: Çekimli dillerde çekim sırasında sözcük kökleri değişikliğe uğrar.
Çekimli diller şunlardır: Arapça ve Hint Avrupa dilleri.

2. KÖKENLERİ BAKIMINDAN DİLLER
Köken bakımından birbirine yakın olan dillerin aynı kaynaktan çıktığına, çeşitli tarihsel olaylar nedeniyle ayrılıp farklı gelişme yolları izlediklerine ve birbirleriyle akraba olduklarına inanılır. Bu duruma dillerin akrabalığı da denilebilir. Bazı diller aynı ailedendir ve ortak bir dilden çıkmışlardır. Bazı dillerin aynı dil ailesinde yer alması o dilleri konuşanların hiçbir şekilde ırk birliğini göstermez, kültür bakımından yakınlığını ifade eder.


Hint-Avrupa Dilleri: Asya ve Avrupa’da konuşulan dillerdir.









Ural-Altay Dilleri: Ural-Altay dilleri Asya’nın Büyük Okyanus kıyılarından, Orta Avrupa ve Akdeniz kıyılarına kadar uzanan alanda konuşulmaktadır. Bu diller yapı bakımından birbirine benzer olup tümü eklemeli diller grubunda yer almaktadır.
Ural Altay dillerinin ortak özellikleri: 1. Ses uyumlarının olması 2. Sözcükler için cins ayrımının olmaması 3. Cümle yapısı



Hami-Sami Dilleri: Mezopotamya ve Arabistan’dan, Kuzey Afrika’yı aşarak Atlas Okyanusu’na ve Doğu Afrika’dan Ekvator’a kadar uzanan bölgede konuşulan dil ailesidir. Bu dil ailesi adını, Nuh peygamber’in oğlu Ham ve Şam’dan almıştır. Hami-Sami dillerinin kolları şunlardır:
Arapça, İbranice Habeşçe bu dil ailesindendir.

Çin-Tibet Dilleri
Çince, Tibetçe bu dil ailesindendir.

Kafkas Dilleri: Kafkasya’da Türk lehçeleriyle bir arada konuşulan, yapı bakımından tamamen farklı özellikler gösteren diller bu dil ailesi içinde ele alınmıştır.
Kafkas dillerinin kolları şunlardır:
a) Kuzey
b) Güney
6. Bantu Dilleri: Afrika’nın güney ve orta kısımları dahil olmak üzere büyük bölümünde konuşulan diller bu dil ailesinin üyeleridir. Afrika dilleri bu dil ailesindendir.










A) AŞAĞIDAKİ YARGILARI DOĞRU VE YANLIŞ OLARAK DEĞERLENDİRİNİZ.

1. İran dili Hint- Avrupa dil ailesine aittir. (D) (Y)

2. Türkçeye en yakın dil Moğolcadır. (D) (Y)

3. Güneş- Dil Kuramını ortaya atan August Scnleicher’dir. (D) (Y)

4. Yapıları bakımından dilleri ikiye ayrılır. (D) (Y)
5. Türkçe yapısı bakımından çekimli bir dildir. (D) (Y)
6. Atatürk’ün dil çalışmalarında da yer alan dil kuramı Güneş- Dil Kuramıdır. (D) (Y)
7. İşaretleri inceleyen bilim dalına Semiyoloji denir. (D) (Y)
8. Afrika dilleri Bantu dil ailesine girer. (D) (Y)
9. Dil canlı bir varlıktır. (D) (Y)
10. Dile istediğimiz gibi şekil verebiliriz. (D) (Y)


B) AŞAĞIDAKİ CÜMLELERİ DOĞRU BİR ŞEKİLDE TAMAMLAYINIZ.

1. Türkçe …………………..dil ailesinin ………………..koluna yapı bakımından ……………………………bir dildir.
2. Diller yapıları bakımından üçe ayrılır:…………………………..,………………………………. , ………………………….
3. ………………….. kuramı insanların duygularının etkisiyle çıkardıkları ünlemlerin, zamanla sözcüklere dönüştüğünü ileri süren görüştür.
4. Dil insanlar arasında iletişimi sağlayan bir……………….tır.
5. Çince yapısı bakımından ………………………….bir dildir.
6. Türkçeye en yakın dil…………………….dır.
7. Almanca köken bakımından ………………………….; yapı bakımından bağlıdır.
8. Ses uyumlarının olması …………………….dillerinin ortak özelliğidir.
9. Sözcükler için cins ayrımının olmaması …………………….dillerinin ortak özelliğidir.
10. İnsanların iş yaparken, bir arada çalışırken vücut hareketlerinin doğurduğu refleks seslerinden dilin doğduğunu savunan kuram……………………..dır.



C) AŞAĞIDAKİ DİLLERİ AİT OLDUKLARI DİL AİLELERİNE GÖRE EŞLEŞTİRİNMİZ.

a. Fransızca ( 5 ) 1. Ural-Altay Dil Ailesi

b. Türkçe (…..) 2. Bantu Dil Ailesi

c. Tibetçe (…..) 3. Hami- Sami Dil ailesi

d. Afrika dilleri (…..) 4. Çin-Tibet Dil Ailesi

e. Hintçe (…..) 5. Hint-Avrupa Dil Ailesi

f. Farsça (…..)

g. Fince (…..)

h. Arapça (…..)




1. Aşağıdakilerden hangisinde, dilin tanımı doğru olarak verilmiştir?
A) İnsanların içgüdüsel olarak geliştirdikleri anlaşma aracıdır
B) İnsanlar arasında iletişimi sağlayan, kendine özgü yasalar çerçevesinde gelişen, ulusal bir kurumdur
C) Anlamlı ses birliklerine dil denir.
D) İnsanların, başka insanlar ve doğa ile ilgili bilgi, duygu ve düşünceleridir.
E) Toplumsal çevreye, yaşa ve kültür düzeyine göre değişen anlaşma biçimidir.

2. Aşağıdakilerden hangisi, dilin özellikleri ile ilgili yanlış bir ifadedir?
A) Dil canlı bir varlıktır
B) Dil, işaretlerden oluşan bir sistemdir
C) Dil, bireylerin üstündedir.
D) Dil, doğa seslerinin taklidinden doğmuştur
E) Dil, gelişen bir varlıktır

3. Aşağıdakilerden hangisi, dillerin doğuşuyla ilgili kuramlardan biri değildir?
a) Yansıma Kuramı
b) Ünlem Kuramı
c) Bağlantı Kuramı
d) İş Kuramı
e) Güneş-Dil Kuramı



4. Aşağıdaki dillerin hangisinin en başta gelen özelliği sözcüklerin ek almayışı ve yapı bakımından değişikliğe uğramamasıdır?
a) Altay diller
b) Ural dilleri
c) Tek heceli diller
d) Eklemeli diller
e) Çekimli diller


5. Aşağıdaki dillerden hangisi, sözcük köklerinin değişmeyerek eklenen eklerle yeni anlam ve görev kazandırdığı dillerdir?
a) Tibet diller
b) Çin dilleri
c) Tek heceli diller
d) Eklemeli diller
e) Çekimli diller

6. Aşağıdakilerden hangisi, dillerin kullanıldığı biçime, yaşa, mesleğe, coğrafi sınırlara göre ayrıldığı türlerden biri değildir?
A) Argo
B) Bükümlü Diller
C) Anadil
D) Konuşma Dili
E) Özel Diller

7. Türkçe yapı bakımından aşağıdaki dil gruplarından hangisine girmektedir?
A) Bantu dilleri
B) Tek Heceli diller
C) Çekimli diller
D) Eklemeli diller
E) Ural dilleri

8. Güneş Dil Kuramı’na göre bütün dillerin kaynağı, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Göktürkçe
B) Asurca
C) Hititçe
D) Sümerce
E) Uygurca


9. Aşağıdakilerden hangisi, dillerin doğuşunda rol oynayan sosyal etkendir?
A) Dilin milli ve zengin olması
B) İnsanların avcılıkla geçinmeleri
C) İnsanların konuşma yeteneğine sahip olmaları
D) İnsanların hayvanları evcilleştirmeleri
E) İnsanların toplu olarak yaşamaları

okuma sınavı

ÇK Okuma Sınavı

1. Feride, teyzesinin evinden kaçtıktan sonra tayin emri gelene kadar İstanbul’da nerede saklanır? (8)

2. Feride, Kâtip Şahap Efendi’nin verdiği fondan kutusunu niçin denize atıyor? (9)

3. Feride, B.’den ayrılıp Zeyniler köyüne giderken Hacı Kalfa’nın kızı Hayganuş’un gözyaşlarını görünce ona ne hediye eder? (9)

4. Hatice Hanım Zeyniler’deki okulda nasıl bir eğitim yolu benimsemiş? (10)

5. Munise’nin annesi hakkında köylünün düşündükleriyle Feride’nin düşündükleri arasında nasıl bir fark var açıklayınız. (10)

6. Feride’nin, Zeyniler’den ayrıldıktan sonra Maarif Müdürlüğü’nde işlerini birden kolaylaştıran, onun iyi bir okula tayinini sağlayan olay ne oluyor? (9)

7. Nazmiye Feride’yi bağ eğlencesine ne sebeple götürüyor? Burhanettin Bey’in amacı nedir? (8)

8. Feride, Reşit Bey’in konağı’nda Kâmran’ın resmini ne vesileyle görüyor? Ne öğreniyor? (10)

9. Feride’ye “çalıkuşu” dışında takıla iki adı yazın. (8)

10. Feride subay İhsan bey’e neden evlenme teklifinde bulunuyor? (9)

11. Doktor Hayrullah Bey’le Feride aralarında nasıl bir ilişki vardır? Öldükten sonra Feride’ye nasıl bir iyilik yapmıştır? (10)

sınav örneği

VKV Koç Özel Lisesi Hazırlık Sınıfları II. Dönem II. Ortak Sınav Sorularıdır
Süre: 40 dakika
Dil ve anlatım: 5 puandır
Ad-Soyad:

Soru 1. Aşağıdaki metinde Feride’nin ruh haliyle ilgili ne anlatılmak isteniyor? Bu durum hangi teknik kullanılarak anlatılmıştır? (12p)
(…)
B…de Mazlûm’u bırakmıştık. Burada da kuşlarımızdan ayrılmak lâzım geldi. Onları müdireye emanet ettim, yemlerini, sularını unutmayacağıma söz verdim.
Müdirem dedi ki:
-Feride, mademki onları bu kadar seviyorsun, kendi elinle azat et, daha sevap olur.
Mahzun mahzun gülümsedim:
-Hayır Müdire Hanım, dedim, ben de sizin gibi zannederdim. Fakat artık fikrimi değiştirdim. Kuşlar, ne istediğini bilmeyen zavallı, akılsız mahlûklar. Kafesten kaçıncaya kadar türlü türlü üzüntüler içinde çırpınıyorlar. Fakat, sanır mısınız ki, dışarıda daha fazla bahtiyar olacaklar? Hayır, buna imkân yok. Ben, öyle sanıyorum ki, bu biçareler her şeye rağmen kafeslerine alışıyorlar, açık havaya kavuştukları zaman bir dal üstünde, başlarını kanatları içine gizleyerek geçirdikleri gecelerde sabaha kadar bu kafesi düşünüyorlar, küçük gözlerini pencerelerin aydınlığına dikerek hasret çekiyorlar. Kuşları zorla kafeslerde alıkoymalı, Müdire Hanım, zorla, zorla (…)

Pasajda Feride,ne istediklerini bilmemeleri noktasında kafesteki kuşlara benzetilerek (5p), kendisinin gittiği uzak yerlerde evine, Kâmran’a ve diğer sevdiklerine olan özlemi dile getiriliyor. Yaşadığı acıdan kaçarak, özgürlüğe kavuşarak kurtulacağını sanırken tam tersine içine düştüğü dünya ona daha büyük hapis ortamı ve kaybettiklerine kavuşma isteği yaratmaktadır. (7p)


Soru 2. a. Aşağıda verilen pasajda eserde işlenen temalardan hangileri görülmektedir? Açıklayınız. (18p)
(…) İhtiyar adam, arabadan çantalarımı çıkarmaya çalışarak cevap verdi:
-Na, şu patikadan ineceğiz, Zeyniler, buraya beş dakika çeker. Araba yolu yok.
(…) İlk bakışta Zeyniler bana, hâlâ yer yer dumanları tüten bir yangın harabesi gibi göründü. Köy deyince gözümün önüne yeşillikler arasında eski Boğaziçi yalılarındaki güvercinliklere benzeyen sevimli, şen, manzaralı kulübeler gelirdi. Halbuki bu evler, çökmeye yüz tutmuş, simsiyah viranelerdi. Yıkık bir değirmenin önünde abalı, sarıklı bir ihtiyara rast geldik, kemikleri soyulmuş zayıf bir ineği götürmeye çalışıyordu. Bu ihtiyar hoca Zeyniler köyünün muhtarı imiş. Arabacı birkaç kelime ile benim kim olduğumu anlattı.
Belden büzmeli, bol siyah çarşafım, sımsıkı peçemle genç olduğumu anlamamak mümkün değildi. Böyle olduğu halde Muhtar Efendi, beni fazla süslü bulmuş olacak ki, tuhaf tuhaf baktı, sonra ineğini çıplak ayaklı bir çocuğa teslim ederek önümüze düştü. Beraber Hatice Hanım’ın evinin önüne geldik.
Bu Hatice Hanım, pek Müslüman bir kadınmış. Tarikata mensupmuş. Köyün ölüsüne, dirisine o yetişirmiş. Mevlitleri o okur, gelinlerin yüzüne o yazar, ölüm anında bulunan hastaların ağzına son zemzem damlasını o akıtır, kadın cenazelerini o yıkayıp yaşmaklarmış.
Muhtar efendi, herhâlde medrese falan görmüş bir adama benziyordu. Fırsattan istifade ederek bazı nasihatler vermek istediğini anladım. Yeni usulün aleyhinde bulunmuyor, fakat yeni mekteplerin din derslerini ihmal ettiklerinden şikâyet ediyordu. (...)


1. Anadolu’nun durumu (yıkık, bakımsız oluşu, yolunun bile olmaması vb)
2. kadının toplumdaki yeri (dikkat çekmemesi gereken, başını yüzünü kapatmak zorunda olan varlık)
3. eğitim. (dini eğitimin önemi) (Saptamalar 2’şer, açıklamalar 4’er puan)


b. Yukarıdaki bölümde hangi anlatım biçimi (öyküleme dışında) ve düşünceyi geliştirme yolları kullanılmıştır? (6p)

Anlatım biçimi: Betimleme (2p), D.G.Y: benzetme, kişileştirme (4p)


c. Alıntılanan bölümde nasıl bir atmosfer hakimdir? Neden? (10p)

Çevreye hakim olan koyu renklerle beraber kasvetli, karanlık, bunaltıcı bir atmosfer hakimdir.
Zeyniler’deki hakim zihniyetin bunda payı vardır. Anadolu’nun bu uzak, unutulmuş
kasabasındaki insanlar gülmez, yaşama sevinçleri yoktur. Gülmek, sevinmek, süslenmek ayıptan
sayılır. Din baskısıyla beraber küçüklükten itibaren insanlara ölüm fikri, bu dünyanın geçiciliği
aşılanır.


d. Alıntılanan bölümde hangi akımın özellikleri ağır basmaktadır? Neden? (10p)
Realizm (5p). Çünkü çevreye ve karakterlere ait özellikler olduğu gibi, gerçeğe aykırı olmayacak biçimde yansıtılmıştır.(5p)




Soru 3. a. Aşağıda verilen pasajda, dönemle ilgili yapılan toplumsal eleştirilerden hangisini görmektesiniz? Açıklayınız. (12p)

(…) Dün akşam gelen emir üzerine maarif müdürü, Rüştiye Müdiresi ve galiba Huriye Hanım’ın Rumeli’den hemşehrisi olan muhasebe müdürü geç vakit bir toplantı yapmışlar, beni bir köye atıp yerime Huriye Hanım’ı alıkoymak için plan tertip etmişler.
Huriye Hanım’ın maarif müdürlüğü koridorunda benimle karşılaşması evvelden hazırlanmış bir şeymiş. Hatta o ak sakallı hocayı bile, mahsus getirmişler.
Maarif müdürünün sözleri üzerine şık bir Avrupa köyü gibi görmeye başladığım Zeyniler’e gelince, dağlar arasında kuş uçmaz, kervan geçmez bir yermiş! Bir seneden beri boş olduğu halde en düşkün muallimler bile oraya gitmeye yanaşmıyorlarmış.
Ben bunları öğrendikçe şaşırıyor, saçlı sakallı bir büyük memurun, bu kadar safvetle beni aldatmasını bir türlü aklıma sığdıramıyordum.
Hacı kalfa, sinirli bir tavırla başını iki yana sallıyor:
- Sen bilmezsin o uyur yılanı, diyordu, uyur uyur da sonra da adama öyle bir vurur ki, nereden geldiğini fark edemezsin, anladın mı efendim?
- Adam sen de! İnsanı en yakın akrabaları kalpsizce vurduktan sonra yabancılar vurmuş ne çıkar? Ben, o Zeyniler’de de mesut olmasını bileceğim. Gönüller şen olsun! (…)

İnsanların çıkarcılığı, ikiyüzlülüğü eleştirilir. Maarif müdürü ve Huriye Hanım kendi çıkarları uğruna, dağın başındaki bir kasabayı Avrupa köyü gibi anlatıp, Feride’nin kabul etmesi için başka insanları da alet edip oyun hazırlamışlardır.










b. Yukarıdaki pasajda Feride’nin hangi kişilik özelliği vurgulanmaktadır ve Zeyniler’e gönderilmesine isyan etmemesinin nedeni nedir? (12p)


Bu pasajda Feride’nin saflığı öne çıkmaktadır. İnsanların gerçek niyetlerini anlayamayacak kadar saftır. Yapılan bu oyuna itiraz etmez çünkü onun için İstanbul’dan uzak olduktan sonra neresi olduğu hiç önemli değildir. Hatta ne kadar uzak olursa hatırlamak istemediği hatıralardan daha kolay kaçabileceğini düşünür.





Reşat Nuri Güntekin önce “İstanbul Kızı” adıyla dört perdelik bir piyes halinde olan ve
sonradan romana çevirdiği Çalıkuşu eseri için “Ben, İstanbul Kızı’nda, büyük bir çocuk
demek olan bir genç kızda biraz tahsil, biraz neşe, hafiflik ve serbestliğin pek korkulacak bir
şey olmadığını, böylelerinin zamanı gelince, yahut hayatın müşkül saatlerinde kendilerini en
ağırbaşlılardan daha iyi çekip çevireceklerini göstermek istiyordum…” demiştir.


Soru 4. Eserden yazarın bu sözünü destekleyen iki örnek bulup açıklayınız. Buradan yola çıkarak romanın türünü belirtiniz. (20p)

Evden kaçarak hiç bilmediği bir coğrafyaya ve yaşam koşullarına alışıp yaşaması
Munise’yi evlat edinmesi, ona anne şefkatiyle yaklaşması ve ölmesiyle kendini bilmeden günlerce kendine gelememesi. (babası öldüğünde hemen kabullenir.)
Yaramaz bir öğrenciyken sakin, sabırlı, fedakâr bir öğretmen olması.
Zaman içinde Kâmran’a olan öfkesinin geçmesi, onu affetmesi

Bunlardan yola çıkarak romanın bir büyüme, olgunlaşma romanı olduğunu görüyoruz.

Örnekler 5’er puan, açıklamalar (roman türüyle beraber): 10p)














Didem Gürzap Derya Şenol Bihter Yavuzdoğan Rafiye Duru
Ders öğretmenleri Bölüm Başkanı

ses bilgisi etkinlik örnekleri

Ses Bilgisi

42. Kaynaştırma Seslerini Bul:

 Balığın kokusu beni her zaman rahatsız eder.
 Toplantıyı ona haber verdiniz mi?
 Bu ilacı altışar saat arayla içeceksin.

Aşağıdaki cümlelerde bulunan kaynaştırma harflerini bulunuz.

 Kapını önünde beklememi söyledi. ( kapının )
 Sabahleyin üşüyerek uyandım. ( üşüyerek )
 Taze pide alabilmek için sıraya girmiştik. (sıraya )
 Vatan sevgisi insanın yaratılışında vardır. (sevgisi, yaratılışında )

43. Akrostiş Yap:
Var olan bir sen, bir ben, bir de bu bahar
Elden ne gelir ki? Güzelsin, gençliğin var
Dünyada aşkının kurbanı olayım
İnan ki bir daha geri gelmez bu günler
Âlemde bu andır bize dost esen rüzgâr
Cahit Sıtkı Tarancı
Şiirin dizelerinin ilk harfleri alt alta okunduğunda "VEDİÂ" ismi çıkmaktadır.


Siz de hünerinizi ortaya koyun ve akrostişe örnek olacak dizeler yazın.

............................................................................................................
...........................................................................................................
...........................................................................................................
...........................................................................................................
...........................................................................................................
...........................................................................................................
...........................................................................................................
...........................................................................................................
...........................................................................................................
...........................................................................................................


49. Mayınlı Harfler:

“ a ve ı” mayınlı harftir. Bunları kullanmadan cümleler kuralım.

 Siz de bizinle gezmeye gelmez misiniz?
 Öğleyin bize geleceğini söylüyor.
 Üyelere verilen kimlik belgeleri yenilendi.

“ e ve i ” mayınlı harftir. Bunları kullanmadan cümleler kuralım.

 .............................................................................
( Avazı çıkıncaya kadar bağırıyordu.)
 ............................................................................
( Bu sabah Ankara’da yoğun kar yağışı oldu. )
 ............................................................................
( Ovada gürül gürül bir ırmak akıyordu. )

51. Ünlüleri Eksik Metni Tamamlama:

 Bhçmzdn, kmş bhçdn gln kçk br s yol gçyrd.  Bahçemizden, komşu bahçeden gelen küçük bir su yolu
geçiyordu.

 Bnd ççk svgs nnmdn htrdr.  Bende çiçek sevgisi annemden hatıradır.

 Tmz v sğlkl br çvr styrsk ğç dkmlyz.  Temiz ve sağlıklı bir çevre istiyorsak ağaç dikmeliyiz.


Aşağıdaki ünlüleri eksik metinleri tamamlayınız.

 Hr şt nn prmğ vr. ......................................................... (Her işte onun parmağı var.)
 B ğtlrm klğn kp lsn.  ....................................................... ( Bu öğütlerim kulağına küpe olsun.)
 nlttklrn cn klğyl dnlyrdk. ...................................................... ( Anlattıklarını can kulağıyla dinliyorduk.)
 Tmz v sğlkl br çvr styrsk ğç dkmlyz. ................(Temiz ve sağlıklı bir çevre istiyorsak ağaç dikmeliyiz.)



Kelime Bilgisi

1. Sözcük Değiştirerek Yazma:

Siz de aşağıdaki örnekte olduğu gibi sözcükleri değiştirin.

Örnek: Karşı kaldırımda bir ihtiyar bekliyordu.  Karşı kaldırımda bir yaşlı bekliyordu.

Yaşamı boyunca hep muhtaçların yanında olmuştu.  Hayatı boyunca hep muhtaçların yanında olmuştu.

Şimdi de siz bir cümle kurun ve eş anlamlı sözcükleri değiştirin.

...........................................................................  ................................................................................
...........................................................................  .............................................................................
............................................................................  ................................................................................
............................................................................  ................................................................................


19.Terimleri Gerçek Anlamlarıyla Kullanma:

 Oyun üç perdeden oluşuyordu. (terim anlam)
 Perdeyi açın da içeri güneş girsin. ( temel anlam)
 Sözcükleri ek ve köküne ayırırken anlama dikkat etmek gerekir. (terim anlam)
 Çiçekleri, köklerini incitmeden dikmek gerekir. ( temel anlam)


Siz de terim anlamlı sözcükler bulup, bunları gerçek anlamlarıyla kullanınız.

20. Aynı Sözcüğü İçeren Deyimleri Bulma:

ağzı kulaklarına varmak, ağzı dili kurumak, ağzı süt kokmak, ağzı açık, ağza düşmek, ağzını aramak, ağzı açık kalmak...

Sen de yukarıdaki örnekte olduğu gibi aynı sözcüğü içeren deyimleri bulur musun?

.....................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................
...........................................................................................................................................................................


21. Aynı Sözcüğü İçeren Atasözlerini Bulma:

Aç ne yemez, tok ne demez.
Aç ölmez gözü kararır, susuz ölmez benzi sararır.
Açın halini tok bilmez, hastanın halini sağ bilmez.
Açın gözü ekmek teknesinde olur.
Aç tavuk düşünde kendini darı ambarında görür.

Sen de yukarıdaki örnekte olduğu gibi aynı sözcüğü içeren atasözlerini bulur musun?
 ................................................................................
 .................................................................................
 .................................................................................
 ................................................................................

31. Eş Anlamlısıyla Değiştir:

 Milletimiz Çanakkale’de imkânsızı başarmıştır.  Ulusumuz Çanakkale’de imkânsızı başarmıştır.
 Neşeli insanlar, hayata olumlu bakabilen insanlardır.  Şen insanlar, hayata olumlu bakabilen insanlardır.
 Gelecek sene sınav sistemi değişecekmiş.  Gelecek yıl imtihan sistemi değişecekmiş.

Siz de aşağıdaki cümlelerde kullanılan eş anlamlı sözcükleri anlamdaşlarıyla değiştiriniz.
 Öyküleri diğer eserlerinden daha fazla ilgi gördü.  ..............................................................................
( Hikayeleri diğer yapıtlarından daha fazla ilgi gördü. )
 Ders alınan başarısızlık yenilgi değildir.  ..............................................................................
( Ders alınan başarısızlık malubiyet değildir. )
 Matematikten zayıf alma ihtimali vardı.  ..............................................................................
( Matematikten zayıf alma olasılığı vardı. )
 Sinan’ın Ankara’ya gittiğini yeni duydum.  ..............................................................................
( Sinan’ın Ankara’ya gittiğini yeni işittim.)
 Al bayrağımın gölgesi bana yerer. ...............................................................................
(Kırmızı bayrağımın gölgesi bana yerer.)

32. Zıt Anlamlısıyla Değiştir:

 Bu kasabadaki zenginler üzerlerine düşeni layıkıyla yapıyordu.  Fakirlerin her zaman yardımcısı olmuştu.
 Küçük şeylerle uğraşmak basit insanların işidir.  İş adamlarımız bu yıl da büyük başarılara imza attılar.
 Yaramaz çocuk yine ortalığı karıştırdı.  Uslu durursan sana istediğini alacağım, demiştin.

Siz de altı çizili sözcükleri zıt anlamlılarıyla değiştiriniz.

 İyi kalpli bir insandı, onu herkes severdi.  ....................................................................
( Hırsızın eve girdiğini kimse görmemiş. )
 Beyaz elbisesi ona çok yakışmıştı.  .....................................................................
( Siyah tükenmez kalemimi bulamıyorum, gördün mü?
 Üzülürüm yeteri kadar ilgilenemediğim için kimsesizlerle.  .....................................................................
( Sınavı kazandığını duyunca çok sevindim.)
 Sevmek duyguların en yücesidir.  ...............................................................
( Yalandan ve yalancılardan nefret ettiğimi herkes bilir..)
 İçeri girer girmez seni sordu. ..................................................................
( Dışarı çıkarken montunu giymeyi unutma.)

46. Sözcüğün Biten Sesiyle Sonraki Sözcüğü Başlatarak Yazma:

 Sana açıkça anlatmıştım.
 Yavrum, mamanı ısıtayım mı?
 Nermin’in ninesi insanlık için neleri isterdi?


Siz de sözcüğün biten sesiyle sonraki sözcüğü başlatarak cümleler yazın.

 ................................................................................
 .................................................................................
 .................................................................................


47. Sözcüğün Biten Hecesiyle Sonraki Sözcüğü Başlatarak Yazma:

 Tablo lobiye yerleştirildi.
 Haber berberde depolanırdı.
 Gişe şefi fiyatlandırmış.

Siz de sözcüğün biten hecesiyle sonraki sözcüğü başlatarak cümleler yazın.

 ....................................................................................
 ...................................................................................
 ...................................................................................


48.Mayınlı Sözcükler:

“bir, olmak, için” mayınlı sözcüklerdir. Bunları kullanmadan cümleler kuralım.

 Kitapları masanın üzerine bıraksın.
 Ön görüşme pek olumlu geçmemişti.
 Buradaki ağaçların dibi ötekilerine göre daha ıslaktı.

Siz de “ ve, o, bu, etmek” mayınlı sözcüklerini kullanmadan cümleler yazın.

 ..............................................................................
( Evimin duvarlarını doğa manzaraları süsler.)
 ..............................................................................
( Boş çuval ayakta durmaz.)
 .............................................................................
( Dünyada eşine az rastlanır bir öğretmendi.)


50.Kavram Verip ve Tanım Yazdırma:

Eşitlik : Kanunlar yönünden insanlar arsında ayrım bulunmaması durumu.
Özgürlük: Her türlü dış etkiden bağımsız olarak insanın kendi iradesine, kendi düşüncesine dayanarak karar vermesi durumu.
Demokrasi: Halkın egemenliğine dayalı yönetim biçimi.


Siz de aşağıdaki kavramları tanımlayınız.

İnsanlık: ................................................................................................
( İnsanı insan yapan, insanın doğasını oluşturan niteliklerin hepsi.)

Erdem: ...........................................................................................................
(Ahlakın övdüğü iyilikçilik, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk gibi niteliklerin genel adı.)

Şiir: .................................................................................................................
( Zengin sembollerle, ritimli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan edebi anlatım biçimi.)


57. Bileşik Sözcük Oluşturma:

boş - boğaz: boşboğaz çek(mek) - yat(mak) : çekyat
kayıp - ol(mak) : kaybolmak his - et(mek) : hissetmek
aslan - ağız: aslanağzı imam - bayıl(mak) : imambayıldı
kahve - renk: kahverengi

Örneklerden yararlanarak siz de bileşik sözcükler oluşturunuz.

.......................................................... .........................................................
.......................................................... .........................................................
.......................................................... .........................................................
.......................................................... .........................................................

64. İlişkili sözcükleri ekle:






Siz de aşağıdaki şemaya öğretmenle ilişkili sözcükleri ekleyiniz.






54. Aynı Harfi Bir Metnin Her Sözcüğünde Kullanarak Metin Yazma:

 İki küçük kedi kimseye aldırmayarak oynamaktaydı. ( “k” harfi )
 Göz zevkimizi fazla zedeleme. ( “z” harfi)

Siz de aynı harfi bir metnin her sözcüğünde kullanarak metin yazmayı denemek ister misiniz?

............................................................................................................................................................................

Kelimede Yapı

2. Kişi Eklerini Değiştirme:

Bu papatyaları senin için topladım.  Bu papatyaları senin için topladık.
Sağlıklı olmak için bol bol spor yapmalıyız.  Sağlıklı olmak için bol bol spor yapmalısınız.


Şimdi de siz tümcelerin kişi ekini değiştirin.

Kaç kişinin seni arayacağını hesap et.  ..................................................................
( Kaç kişinin seni arayacağını hesap etsin)
Sınava yarın gireceksiniz.  ..................................................................
(Sınava yarın gireceğiz.)
Taşlı yollardan geçerek eve gelmişler.  ..................................................................
(Taşlı yollardan geçerek eve gelmiş.)


30. Türemiş Sözcük Kullanma:

 Arkadaşlık ilişkisinin önemini daha önce anlatmıştık.
 Yapım eklerini yeni örneklerle pekiştirelim.
 Öyle dikkatsiz ki birçok kez çantasını da unuttu.
 Şimdiden bilgi ağacını dikelim ki yaşlandığımızda gölgesinde barınacak yerimiz olsun.

Altı çizili sözcükler, çeşitli yapım ekleriyle türetilmiş sözcüklerdir. Aşağıdaki cümlelerde kullanılan türemiş sözcükleri de siz bulun.

 Açık havada biraz gezinirsen açılırsın.
 Güneş bizi yıldızların solgun ışıklarına emanet etmişti.
 Akıllı düşman, akılsız dosttan iyidir.
 Pancar söküm zamanı yaklaşıyor.

( açık, gezinirsen, açılırsın, solgun, ışıklarına, akıllı, akılsız, söküm )

33. Altı Çizili Sözcüklere Yapım Eki Ekle:

 Çiçek toplamak için seni bekledim.  Çiçekçiye uğramayı unutma.
 İnsana insan olduğu için değer verilmeli.  İnsanlık öldü mü, dedirtecek olaylara şahit oluyoruz.
 Geçen hafta sonu Topkapı Sarayı’nı gezdik.  Akşama kadar kardeşimi gezdirmek zorunda kaldım.

Siz de altı çizili sözcüklere yapım eki ekleyin.

 Bunu bir genç getirdi.  .........................................................................
( Gençlik yıllarımda buralar ormandı. )
 Etrafı toz duman kaplamıştı. ..........................................................................
( Tozlu yollar aşarak eve ulaşmıştık. )
 Artık gözleri iyi görmüyordu.  ......................................................................
( Geçen gün gözlükçüde tanışmıştık. )
 İlk romanımı yeni yazdım.  ........................................................................
( Konuyla ilgili yeterince örnek yazdırdım size. )
 Yolun karşısına zor geçtik.  ........................................................................
( Buraya da bir üst geçit lazım.)

34. Altı Çizili Sözcüklere Çekim Eki Ekle:

 Daha geniş bir ev kiralamayı düşünüyorduk.  Evimiz okula çok yakındı.
 Kitap, insanın en iyi dostudur.  Bu kolide kitaplar olacak.
 Karşı sınıf yarışmada ilk turda elendi.  Sınıfın kapısı her zaman açıktı.


Siz de altı çizili sözcüklere çekim eki ekleyin.

 Gençlik su gibidir, akar gider.  .....................................................................................
( Gençliği Sivas’ta geçen babam buralara hala alışamadı.)
 Kötülükleri örtmekte gece gibi ol.  ......................................................................................
( Gecenin sessizliği ürküntü veriyordu buralarda. )
 Bu saatte yol bomboş olur.  ......................................................................................
( Başarıya giden yol değil, yollar vardır. )


35. Hal Eki Ekle Altı Çizili Sözcüklerde

 Bazen beni sen bile anlamıyorsun.  Seni sen olduğun için seviyorum.
 Bu sınıf her yarışmada başarılı oluyor.  Sınıfta kimse yoktu.
 Okul çalışmaları çok fazla zamanımı alıyordu.  Başarı durumunu sormak için okula gittim.

Siz de altı çizili sözcüklere hal eki ekleyin.

 İnsan en üstün varlık olarak yaratıldı.  ...............................................................................
( Bu tür sözler insanı derinden etkiliyor.)
 Bu soru bana göre hatalı.  ................................................................................
( Soruda hiçbir hata yok.)
 Çocuk sevgiyle büyür.  ................................................................................
( Çocuktan istemediği şetleri yapmasını beklemeyin.)
 Bu milletin umudu biziz.  ................................................................................
( Bize sorulan sorular daha zordu. )


36. İyelik Eki Ekle Altı Çizili Sözcüklere

 Anne gibi yar olmazmış.  Annemin yemeklerini çok özledim.
 Düşünceler kafamda harp ediyordu.  Başkalarının düşüncelerini de önemserdi.
 Bence bu kazak seni açmış.  Kazağın çok güzel, nerden aldın.


Siz de altı çizili sözcüklere iyelik eki ekleyin.

 Sorular sorun olamadan çözülmeli.  ....................................................................
( Şimdi beni dinleyin, sorularınız daha sonra cevaplayacağım.)
 Toplumumuz, çevre sorunlarına karşı daha duyarlı olmalı. .....................................................................
( Her zaman çevremizde iyi arkadaşlar olmayabilir.)
 Fazla uyku insanı tembelleştirir.  ....................................................................
( Uykum geldi, ben yatabilir miyim?)
 Hedef, insanı hayata bağlayan unsurlardandır.  .....................................................................
( Hayatı yoksulluk içinde geçti.


37. Kip Eki Ekle Altı Çizili Sözcüklere

 Sabahları erken kalkıyorum.  Sabahları erken kalkarım.
 Ödevlerini zamanında yapmalısın.  Ödevlerimi zamanında yaptım.
 Bu sınava o da girecek.  Bu sınava o da girmiş.

Siz de altı çizili sözcüklere kip eki ekleyin.

 Her zaman yaramazlık yapar.  ...........................................................
( Bu yaramazlığı o yapmış. )
 Kitap okumaya zaman ayır.  ...........................................................
( Kitap okumaya zaman ayırmalısın. )
 Ödül sanatçının en son eserine verildi.  ............................................................
(Ödül sanatçının en son eserine verilecek.)
 Susuzluktan balkondaki tüm çiçekler sararmış.  ...............................................................
(Susuzluktan balkondaki tüm çiçekler sarardı. )


45. Sözcük Türetme:

çare  çaresiz, yol  yolluk , geç ( mek)  geçit , oyun  oyna (mak) , yaz (mak)  yazdır (mak)

Aşağıdaki sözcüklerle de siz yeni sözcükler türetiniz.

kedi, göz, su, ben, ev, çocuk, tatlı, taşı (mak)
.................................................................................................
.................................................................................................
.................................................................................................


( kedicik, gözlük, bencil, evsiz, çocukluk, tatlıcı, taşıt )


55. Farklı Eki Bul:

gözlükçülükten  göz – lük – çü – lük – ten ( -ten : çekim eki )
isim is. is. is. is. is. is. çekim
kökü yapım yapım yapım eki
eki eki eki



saygısızlık  say – gı – sız – lık ( - gı: fiilden isim yapan ek)
fiil fi. is. is. is. is. is.
kökü yapım yapım yapım
eki eki eki




Aşağıdaki sözcüklerdeki farklı eki de siz bulun.

anlaştım  .................................................. ( -ş: fiilden fiil yapan ek, diğerleri çekim eki )
taşıttırmış  ................................................. ( -mış: çekim eki, diğerleri fiilden fiil yapan ek )
oynattır  ................................................. ( -a: isimden fiil yapan ek, diğerleri fiilden fiil yapan ek )
geçitlerimiz  ................................................. ( -it: fiilden isim yapan ek, diğerleri çekim eki )
sözcüklerde  ................................................. ( - cük: isimden isim yapan ek, diğerleri çekim eki )


56. Ek Ekleme:

Gençlik bir ovayı sulayan ırmak gibidir. Altı çizili sözcüklere uygun olan ekleri getirelim.

gençliğinde  gençliğ(k) - i – n - de ( -i: iyelik eki , -n: kaynaştırma harfi, - de: adın durum eki )
ırmaklarımızın  ırmak - lar - ımız - ın ( - lar: çoğul eki, - ımız: iyelik eki, ın: tamlayan eki )

Aşağıdaki tümcelerde verilen altı çizili sözcüklere uygun olan ekleri getirin.

 Hiçbir başarı yalnız elde edilemez.

............................................ ( yalnızlıklar  yalın - ız - lık - lar ( -lık: isimden isim yapan ek, -lar: çoğul eki ))

 Bütün gün anne anne, diye ağladı.

......................................( günlerinde  gün - ler - in - de (-ler: çoğul eki, -in: iyelik eki, - de: adın durum eki))
( anneliğin  anne - lik - in ( lik : isimden isim yapan ek, -in: tamlayan eki)


 Tüm ovaya can verirdi bu nehir.
............................ ( ovalardaki  ova - lar - da - ki ( -lar: çoğul eki, - da: adın durum eki, -ki :sıfat yapan ek)
( canlandırmaya  can - lan - dır - ma - ya ( -lan: isimden fiil yapan ek,
-dır: fiilden fiil yapan ek, - ma : fiilden isim yapan ek, -y : kaynaştırma harfi , -a: adın durum eki))


Etkinlik: 9
Aşağıda size sunulan şiirden ekleri kaldırdık, parantezlere yerleştirdik. Siz uygun ekleri getirerek şiiri anlamlı hale getiriniz.

OĞUL

Anne ben geldim, üstü… başı…
Uzak yollar… tozlarıy…. perişan
Çok….. paralandı ördüğ…. kazak
Üzerin….. yeşil nakışlar olan.

Anne ben geldim, yorul…… artık
Her yol ağzında kendim…. rastlamak…..
Hep acı…., sarhoş ve sarsak
Şiir….. çırpıştıran bir adam.

Kuru……. kuyunun suyu,
İncir….. sütü çoktan çekil…….
Bir zaman…… dünya sandığım bahçe…
Ayrık otlar…., dikenler bürü……

Kapıda….. çıngırak kararmış nem…..
At nalı ve sarmısak dur… ama oğlum,
Mektup yaz diyen
Ses….. hâlâ kulaklarımda

Anne ben gel……. ağdaki balık
Bardakta…… su kadar umarsız…..
Dizler….. duruyor mu başımı koy……?
Anne ben geldim, oğlun, hayırsız…....
Ahmet ERHAN


Cümle Bilgisi

4. Düzensiz Sözcüklerden Tümce Kurma:

“ kahramanlardı, korunmasında, ileri, ilk, bunlar, önce, kapının, atılacak “ sözcükleriyle kurallı bir tümce oluşturalım.

Bunlar, kapının korunmasında ilk önce ileri atılacak kahramanlardı.

Aşağıdaki düzensiz sözcüklerle kurallı bir tümce oluşturalım.

kılı, ama, çöp, dolu, kıpırdamıyor, bile, çevremiz, yığınlarıyla, sorumluların,

....................................................................................................................
(Çevremiz çöp yığınlarıyla dolu ama sorumluların kılı bile kıpırdamıyor.)


6. Tümcede Boşluğu Tamamlama:

“ Masal bir ulusun aynasıdır; doğduğu toprağın ………...… , kokusunu taşır.” tümcesi “ özelliğini ” sözcüğüyle tamamlanır.

Siz de aşağıdaki tümcede boş bırakılan yeri uygun sözcükle tamamlayınız.

İnsanların çoğu resimlerin en güzelini, en ...................................... gözden kaçırır. ( büyüleyicisini )


9. Tümceleri Tek Tümce Halinde Yazma:


10. Slogan Yazma:

“Hayallerini gerçekleştirme sırası şimdi de sizde.”
“Ormanlar akciğerlerimiz, onlarsız yaşayamayız.”
“ Kitapsız dünya... Asla”

Hadi göster hünerini, örneklerden yararlanarak sloganlarını sırala.
...................................
...................................
...................................


40. Eğer Olsaydı Ne Olurdu?

Eğer sistemli çalışsaydım, daha iyi bir Anadolu lisesinde okurdum.
Eğer param olsaydı, şu garibanın da okumasına yardım ederdim.
Eğer erken çıksaydık, otobüsü kaçırmazdık.

Örnekleri inceleyin ve cümleleri tamamlayın.


Eğer iyi insanlarla arkadaş olsaydım, .............................................................. ( kötü alışkanlıklarım olmazdı.)
Eğer öğretmenimi dinleseydim, ....................................................................... ( bu duruma düşmezdim.)
Eğer gerçek dostum olsaydı ................................................................. ( bu sıkıntılı anımda yanımda olurdu.)
Eğer trafik kurallarına uysaydı ......................................................................... ( sakat kalkmazdı. )


41. Eğer Olmasaydı Ne Olurdu?

Eğer çirkinlikler olmasaydı, güzelliklerin değeri bilinmezdi.
Eğer trafik olsaydı, uçağı kaçırmıştık.
Eğer polis olmasaydı, güvenliğimiz olmazdı.

Örnekleri inceleyin ve cümleleri tamamlayın.

Eğer okul olmasaydı ........................................................................... ( biz de cahil olurduk.)
Eğer seni görmeseydim ....................................................................... ( akşam yanına gelecektim.)
Eğer bilimsel çalışmalar olmasaydı .................................................... ( tıp bu kadar gelişmezdi.)
Eğer kanunlar olmasaydı .................................................................... ( toplumsal huzur sağlanamazdı)
Eğer ihtiyacım olamasaydı ................................................................. ( senden yardım istemezdim.)


44. Anlaşma Maddeleri Yaz:

1. Çalışanlara asgari ücret verilir.
2. Çalışanın SSK işlemleri bir aylık deneme süresinden sonra yapılır.
3. Mesai saatleri 08.30 - 18.00 arasıdır.
4. Öğlen yemeği 13.00 – 14.00 saatleri arasında yenir.
5. Çalışanın performansına göre prim verilir.

Sizde anlaşma maddeleri oluşturunuz.

Sınıf İçi Yönetmelik Maddeleri Yazma:

Biz birkaç madde oluşturduk gerisini de siz getirin.

1. Herkes sırasına oturacak.
2. Teneffüslerde sınıf havalandırılacak.
3. Yerler kesinlikle hiçbir şey atılmayacak.
4.
5.
6.
7.


60. Tamlama İçeren Cümleler Yazma:

 İstanbul’un havası, suyu ve insanı bir başkadır.  İstanbul’un havası: ad tamlaması
tamlayan tamlanan tamlanan tamlanan İstanbul’un suyu: ad tamlaması
İstanbul’un insanı: ad tamlaması

 Çalışmalarının çoğunu bizim yayınevi bastı.  çalışmalarının çoğu: ad tamlaması,
tamlayan tamlanan tamlayan tamlanan bizim yayınevi: ad tamlaması

 Annesi bulgur pilavını çok güzel yapardı.  bulgur pilavı: ad tamlaması
tamlayan tamlanan

 En güzel sözler onundu.  güzel sözler: sıfat tamlaması
tamlayan tamlanan


Siz de aşağıdaki tümcelerde bulunan tamlamaları gösteriniz.


Ödevini resim kalemiyle hazırlamalıydın.  ..................................................................................
( resim kalemi: ad tamlaması)
Sonbaharın solgun yaprakları etrafı kaplamıştı.  ...................................................................................
(sonbaharın yaprakları: ad tamlaması, solgun yapraklar: sıfat tamlaması)
Büyükçe bir ev hayal ediyordu.  .....................................................................................
( büyükçe ev: sıfat tamlaması, bir ev: sıfat tamlaması)
Okul müdürünün odası koridorun sonundaydı.  .........................................................................................
(Okul müdürünün odası: ad tamlaması, koridorun sonu : ad tamlaması )


63. Cümle Öğelerinin Yerini Değiştirerek Yazalım:

Ali kitaplarını dolabına yerleştirdi.  Ali dolabına kitaplarını yerleştirdi.
özne nesne dolaylı yüklem
tümleç



Dün üç arkadaş bir iskelede buluştuk.  Üç arkadaş bir iskelede dün buluştuk.
zarf özne dolaylı yüklem
tümleci tümleç



Siz de aşağıda verilen cümleleri, öğelerinin yerini değiştirerek yazın.

Bizi buraya hangi araba getirmişti? .......................................................................
( Hangi araba bizi buraya getirmişti? )

Sen de ona bu yaz bir mektup yaz. .......................................................................
( Bu yaz bir mektup sen de ona yaz.)

Taşlı yollardan geçerek eve geldik. .......................................................................
(Eve taşlı yollardan geçerek geldik.)

Yazım

26. Yöresel Metinde İmlayı Düzeltme:

Kecen sene bu zemanlar tevled gatemelerinde körev almış argataşlarla bir araya kelmişdig. Bizleri bir araya kediren şey ordag keçmişimizti. Cocugluk künlerimizi degrar antigtan sonra argadaşlar yaşadiglarını anladınca çog ilkinç anilari olduğunu kördüm.

Yukarıdaki metnin imla hatalarını düzeltelim.

Geçen sene bu zamanlar devlet kademelerinde görev almış arkadaşlarla bir araya gelmiştik. Bizleri bir araya getiren şey ortak geçmişimizdi. Çocukluk günlerimizi tekrar andıgdan sonra arkadaşlar yaşadıklarını anlatınca çok ilginç anıları olduğunu gördüm.

Aşağıdaki metnin imlasını da siz düzeltin.

Sevgili ööretmenim. Duyduuma göre okulumuzdan ayrılcakmışsınız. Bu haber iişallah dooru diildir. Dilerim hep bizle kalırsınız. Eyer hakkaten giderseniz ben ve diyer örencileriniz çok üzülücez. Herkez geş te olsa deyerinizi anlamıştı, bunu siz de biliyosunuz.Bize dayima şevkatli davrandınız. Sizi tanıdıktan sora hayata bakışımız baya deyişti. Size saalık versin diye Allaa her zaman dua adicem.

...................................................................................................................................................................................................................................................................................................................... ..........................................................................................................................................................
...........................................................................................................................................................

( Sevgili öğretmenim. Duyduğuma göre okulumuzdan ayrılacakmışsınız. Bu haber inşallah doğru değildir. Dilerim hep bizimle kalırsınız. Eğer hakikaten giderseniz ben ve diğer öğrencileriniz çok üzüleceğiz. Herkes geç de olsa değerinizi anlamıştı, bunu siz de biliyorsunuz. Bize daima şefkatli davrandınız. Sizi tanıdıktan sonra hayata bakışımız bayağı değişti. Size sağlık versin diye Allah’a her zaman dua edeceğim. )


27. Büyük Harfle Başlayan Sözcükleri Belirleme:

Mehmet Bey bugün geç gelecekmiş.
Anılarını anlatırken Hasan Çavuş sanki onları tekrar yaşıyormuş gibiydi.
Bu hafta “Küçük Ağa” romanına başladım.
Sel felaketi Kuzey Amerika’yı felç etmiş durumda.
Konserden önce Bağdat Caddesi’nde biraz dolaştık.
Türk Hava Yolları yeni kampanya ile yolcu sayısını arttırdı.

Siz de aşağıda verilen büyük harfle başlayan sözcükleri tümce içinde kullanın.

Doktor Fatma Hanım, Kızılay, Afrika, Doğu Anadolu, 8 Eylül 2008 Pazartesi,
 ................................................................................
 .................................................................................
 .................................................................................
 ................................................................................
 .................................................................................

( Yarın saat 13.30’da Doktor Fatma Hanım’la randevumuz vardı. )
( Depremzedelerin daima yanında yer alan kuruluş Kızılay oldu.)
( Açlık ve sefalet en fazla Afrika’da yaşanıyor. )
( Bu sene kış Doğu Anadolu’da çok sert geçti. )
( Yeni ders yılına 8 Eylül 2008 Pazartesi başlayacakmışız. )


28.Bitişik Sözcüklerin Kullanımı:

 Karnene zayıf gelince neler hissettin?
 Gökyüzünün başka rengi de varmış.
 Seviye belirleme sınavları için dershaneye başvurdum.
 Bu hafta dikdörtgenin çevresini hesaplamayı öğrendik.
 Türkçe ders kitabı sınıfta kaybolmuş.


Siz de bitişik yazılan bileşik sözcükleri tümce içinde kullanın.

 .................................................................................
 ................................................................................
 ................................................................................


( Boşboğaz insanları kimse sevmez. )
( Mecliste anayasa değişikliği görüşülmeye başlandı )
( Biraz sonra biz de çıkacağız. )



29. Bitişik Mi Ayrı Mı :

 Affetmek büyüklüğün şanındandır.
 Kötü haberi duyunca kahır oldum.
 Bir takım sorunlar bizi amacımızdan uzaklaştırmamalı.
 Yanlış yola girdiğimizi son anda fark ettim.
 Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden.

Yukarıdaki cümlelerde kullanılan “affetmek, fark etmek, ağır ağır ” sözcükleri doğru yazılmıştır.“bir takım, kahır oldum “ sözcüklerinin bitişik yazılması gerekirdi. Doğrusu “ birtakım ve kahroldum ” biçimindedir.

Aşağıdaki cümlelerde kullanılan altı çizili sözcüklerin yazımını da siz inceleyin.

 Konuşulanlara dayanamayınca ortamı terketti. ( ................................ )
 Mirasyedi insanların başarılı oldukları pek görülmemiştir. ( ............................... )
 Siz de sene sonu etkinliklerine katılacakmısınız? ( ................................ )
 Önünüzde upuzun bir hayat sizi bekliyor. ( ................................ )
 Yer yüzü tüm insanların barınacağı kadar geniştir. ( ............................... )

( terk etti, mirasyedi, katılacak mısınız, upuzun, yeryüzü )

Noktalama
23. Noktalama İşaretlerini Yerine Koyma:

• Bana dönerek ( ) “ Bizimle pikniğe gelmeni çok isterdim ( ) “ dedi ( )

Parantezle boş bırakılan yerlere sırasıyla ( : ) , ( . ) , ( . ) getirilmelidir.

Aşağıdaki cümlelerin noktalama işaretlerini koymayı unutmuşlar, siz tamamlayın.

• “Sınıfımızda en çalışkan olan ( ) mahalle arkadaşım Salih( ) ti ( ) “

( ( , ) , ( ‘ ) , ( . ) )

• Akşam olunca sessizce eve gider ( ) yemeğimizi yerdik ( ) Yatmadan önce ninemiz : “ Bugün hangi masalı istersiniz( ) “ diye sorardı.
( ( , ) , ( . ) , ( ? ) )


• Elleri paltosunun cebinde ( ) kulağında eski zamanlardan kalma bir melodi ( )
( ( , ) , ( ... ) )


24. Noktalama İşaretlerini Düzeltme:

• Napolyon, dünyada iki kuvvetin olduğunu söyler ; “ Kılıç ve fikir ... “
• Onu büyük sanatçı yapan neydi ? diye düşünmeye gerek yok.
• Batılılar’ın kültür değerleri bizimkinden çok farklıdır.

Yukarıdaki cümlelerde noktalama işaretleri yanlış kullanılmıştır. Şimdi onları düzeltelim.

• Napolyon, dünyada iki kuvvetin olduğunu söyler : “ Kılıç ve fikir. “
• Onu büyük yapan neydi, diye düşünmeye gerek yok.
• Batılıların kültür değerleri bizimkinden çok farklıdır.
Sıra sizde, aşağıdaki cümlelerde bulunan noktalama yanlışlarını da siz düzeltin.

• Bu etkinlikleri İstanbulda yaşayan Sivas’lılar düzenliyor.
( Bu etkinlikleri İstanbul’da yaşayan Sivaslılar düzenliyor. )

• Bir amaca bağlanmayan insan, yolunu kaybeder, çünkü her yerde olmak; hiçbir yerde olmamaktır.
( Bir amaca bağlanmayan insan, yolunu kaybeder; çünkü her yerde olmak, hiçbir yerde olmamaktır.)
• Başarılı olmak için ne yapmalıyız? Çalışkan mı olmalıyız? bilgili mi?
( Başarılı olmak için ne yapmalıyız? Çalışkan mı olmalıyız, bilgili mi?


25. Virgül Kullanmadan Yaz:

Aşağıdaki cümlelerde virgül kullanmaya gerek var mı? Varsa nerede kullanılmalı?
• Ben annem ve ablam dışarı çıkacağız. ( Ben, annem ve ablam dışarı çıkacağız. )
• Bu yaz geçen yazdan sıcak olacak. ( Bu yaz, geçen yazdan sıcak olacak. )
• Dilenci kadınlara minnetle bakıyordu. ( Dilenci, kadınlara minnetle bakıyordu.)

Paragraf


3. Paragrafın Benzerini Yazma:

Aşağıdaki paragraf örneğini inceleyip bir paragraf da siz oluşturun.

İlk pazarlar, insanların ürettikleri malları, aralarında takas etmek için toplandıkları yerlerdi. Daha sonraları bu mallar, para karşılığı satılmaya başlandı. Bu alışverişlerin yapıldığı yerler daha sonraları pazara dönüştü.

........................................................................................................................................................... ...........................................................................................................................................................


5. Düzensiz Tümcelerden Paragraf Yapma:

 Hatta sokaklar, karayolları bile renkli, ilginç reklâmlarla dolu.
 Yalnız televizyon mu?
 Özellikle yaşamımıza televizyon girdikten sonra, reklâmsız bir yaşam düşünemez hale geldik.
 Reklâm gazetelerde, sinemalarda, radyolarda, duvar panolarında ve dergilerde de var.

Yukarıdaki tümcelerle bir paragraf oluşturalım mı?

Özellikle yaşamımıza televizyon girdikten sonra, reklâmsız bir yaşam düşünemez hale geldik. Yalnız televizyon
mu? Reklâm gazetelerde, sinemalarda, radyolarda, duvar panolarında ve dergilerde de var. Hatta sokaklar,
karayolları bile renkli, ilginç reklâmlarla dolu.

Şimdi de sıra sizde, aşağıdaki tümcelerle bir paragraf oluşturunuz.

 Bu nedenle dünya döndükçe, gökyüzündeki tüm yıldızlar Kutup Yıldızı’nın çevresinde dönüyormuş gibi görünür.
 Kutup Yıldızı sabittir.
 Bunun için ona Demirkazık adı verilir.
 Aslında dönen onlar değil biziz!
 Gökyüzünde durumu hemen hemen değişmeyen bir yıldız vardır: Kutup Yıldızı.
......................................................................................................................................................................................................................................................................................................................

(Gökyüzünde durumu hemen hemen değişmeyen bir yıldız vardır: Kutup Yıldızı. Bunun için ona Demirkazık adı verilir. Kutup Yıldızı sabittir. Bu nedenle dünya döndükçe, gökyüzündeki tüm yıldızlar Kutup Yıldızı’nın çevresinde dönüyormuş gibi görünür. Aslında dönen onlar değil biziz! )


7. Paragrafta Boşluğu Tamamlama:

“Sürekli, çok çalışmak gerektiğine dair sözler duyarız. Çalışmanın önemini anlatır dururuz. Öğretmenlerimiz, sınıfın en çalışkanını seçer hep. Oysa Çalışmak kadar, nasıl çalışacağını bilmek de önemlidir. ............................... “

Bu paragraf anlam akışına göre “Bunu çoğu zaman göz ardı ederiz.” tümcesiyle tamamlanabilir.

Aşağıdaki paragrafta boş bırakılan yeri de siz uygun tümceyle doldurun.

“ ........................ Hatta bu kanatlı yaz yolcularının son senelerde İstanbul’a az rağbetleri, herkesin dikkatini çekti. Sonradan öğrendik ki bazı ülkelerde, bilmem ne sebepten dolayı bu saygı değer kuşları zehirli yemlerle öldürüyorlarmış. ( Senelerden beri leylek görmüyorum.)



8. Diyalog Tamamlama:

- Güzel bir hava.
- Evet haklısın.
- İşin yoksa seninle sahile inelim.
- İyi olur, benim de canım sıkılıyordu zaten.

Aşağıdaki diyaloğu da siz tamamlayın.

- Selam.
- Selam.
- Oturabilir miyim?
- Tabi, buyurun.
- ............. (Öğrenci misiniz? )
- Evet, Zübeyde Hanım İlköğretim Okulu’nda.
- Ben de o okuldan mezun oldum.
- ................ ( Ne zaman mezun oldunuz? )
- On yıl önce.
- ........................ ( Kitap okumayı seviyorsun galiba? )
- Kim kitabı sevmez ki?
- ................. (Hangi tür kitapları okuyorsun?)
- Roman ve hikaye.



11. Reklâm Metni Yazma:

 Geniş ve zengin içeriğiyle yaz tatilinde de Birdirbir dergisi bizlerle beraber. Bayinizden tükenmeden alın veya ayırttırın. Siz en iyisi mi abone olun.

Sıra sizde buyurun bakalım.
...........................................................................................................................................................
...........................................................................................................................................................
...........................................................................................................................................................



16.Karikatürü Konuştur:











Aşağıdaki karikatürleri de siz konuşturur musunuz?

















17. Şiirin Dizelerini Tamamlama:


Hadi içinizdeki şairi ortaya çıkarma zamanı geldi. Örneğe bakarak siz de diğer şiiri tamamlayın.

Aydınlık Dünya Aydınlık Dünya

Benim aydınlık dünyamda serçeler Benim aydınlık dünyamda serçeler
..................................................... Bir yaz günü yaşarlar
Biri uçtuğu zaman Biri uçtuğu zaman
.................................................... Hep birlikte uçarlar.

Benim aydınlık dünyamda Benim aydınlık dünyamda
Çiçekler, böcekler, yıldızlar da var Çiçekler, böcekler, yıldızlar da var
Kardeş kardeş öyle telaşsız Kardeş kardeş öyle telaşsız
................................................. Kendi hallerinde yaşarlar.

Dünya Evimiz
Dünya bizim evimiz,
Neşemiz, kederimiz,
Ay, yıldız, güneş, deniz,
Dünya bizim evimiz.
................................ , (Güzeliyle, çirkiniyle,)
İyisiyle, kötüsüyle,
Hayvanıyla, bitkisiyle,
Dünya bizim evimiz.
Barışıyla, savaşıyla
Küçüğüyle, büyüğüyle,
............................. ( Kentlisiyle, köylüsüyle)
Dünya bizim evimiz.
Dünya bizim evimiz
Derdimiz, kederimiz
Gök, ova, tarla, deniz
............................. ( Dünya bizim evimiz.)




18. Dizenin Eksiğini Tamamla:

Yeşil Çağ Yeşil Çağ

Sizin yaşınızda olmak ne iyi çocuklar Sizin yaşınızda olmak ne iyi çocuklar
Ne iyi Ne iyi
Asıp düşünceyi bulutlara Asıp düşünceyi bulutlara
Özgür ............... gibi Özgür kelebekler gibi

Sizin eliniz ne ince çocuklar Sizin eliniz ne ince çocuklar
Ne ........... Ne ince
Solmasın umutlarınız Solmasın umutlarınız
Deli gibi bir ......... değince Deli gibi bir rüzgâr değince



Şu dizeleri tamamlamama yardım eder misiniz?

Yıldızlarda Uyku

Şehre çöken karanlık
Her gece başucunda
........ korkan çocuğa (Yalnız)
Masallar anlatırdı.

O gece ........ bir şey oldu: (garip)
Karanlık uzandı göğe,
Gökten ............. aldı, (bir yıldız)
Odaya getirdi.

Boşlukta dönen yıldız
Işık ışık bölündü.
........ maytaplar gibi (Renkli)
Çocuğun üstüne döküldü.

Çocuk hemen uyudu
Uykusunda güldü.



38. Haber Başlığı ver Haber Metni Yazdır:

Fok avı, deniz savaşına dönüştü

Kanada’nın St. Lawrence Körfezi’nde 28 Mart’ta başlayan fok avı, protestocu grupların av bölgesine sızmasıyla birlikte “ deniz savaşına” dönüştü. Bölgede protestolarına devam eden gruplardan “Deniz Muhafızları”, ABD’den kiraladıkları bir buz kırıcı gemiyle av bölgesine sızmayı başardı. Gemilerinin Kanada Sahil Güvenlik Kuvvetleri tarafından taciz edildiğini açıklayan grubun sözcüsü Paul Watson, sahil güvenlik birliklerine ait buz kırıcı iki geminin iki defa gemilerine çarpma girişiminde bulunduğunu ve gemilerinin ciddi biçimde yara aldığını açıkladı. Deniz Muhafızları grubu, bölgede dört gündür devam eden fok avıyla ilgili görüntü alabilen ilk grup oldu. Kanada, avlanma şenliğinin son derece kanlı ve vahşice olması sebebiyle bölgeye basın mensuplarının girmesine izin vermemişti.

Aşağıdaki başlıkla bir haber metni de siz yazın

İstanbul’da kene olayları arttı
...........................................................................................................................................................
...........................................................................................................................................................
...........................................................................................................................................................
...........................................................................................................................................................
...........................................................................................................................................................



39. Şiiri Düz Yazıya Çevir:

GEZİNTİ

İkiz hayaletler gibi yürüdük Ülker, Demirboğa, Altınkelepçe
Puslu aydınlıkta o bahar günü Tılsımlı günleri gökbahçesinin
Gece, bir tepeden seyrettik, büyük Bir bir açıldı... Ve ıssız gece,
Yıldızların suya düştüğünü. Suda tekrarlandı, ilhamlı engin,

Bir âlem kurulur gibi yeniden
Baştan başa hayal, düşünce, rüya,
Billur bir kadehe benziyordun sen
Uzanan yüzünle bu parıltıya!




Puslu aydınlıkta o bahar günü ikiz hayaletler gibi yürüdük. Yıldızların suya düştüğünün gece, bir tepeden seyrettik. Ülker, Demirboğa, Altınkelepçe gökbahçesinin tılsımlı günleri bir bir açıldı. Ve ıssız gece suda ilhamlı engin tekrarladı. Yeniden baştan başa hayal, düşünce, rüya bir âlem kurulur gibidir. Sen bu parıltıya uzanan yüzünle billur bir kadehe benziyordun.

Aşağıdaki şiiri de siz düz yazıya çevirin.

Bütün ömrünce savaştı
Eski şiire karşı.
Yaprak’ta bayrak açmıştı
Geri düşüncelere karşı
Müstağni kalmıştı hayatında
Para ve mevkiye karşı.
Veda etti bir kasım gecesi
İnsanı deli eden dünyaya,
Sabaha karşı.
Şimdi sereserpe yatmaktadır
Urumelihisarı’nda,
Boğaza karşı.

............................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................
( Eski şiire karşı bütün ömrünce savaştı. Geri düşüncelere karşı Yaprak’ta bayrak açmıştı. Hayatında para ve mevkiye karşı müstağni kalmıştı. Bir kasım gecesi sabaha karşı insanı deli eden dünyaya veda etti. Şimdi Urumelihisarı’nda, boğaza karşı sereserpe yatmaktadır. )


52. Aynı Harfle Başlayan Metin Yazma:

Kapıyı uzun boylu, güler yüzlü bir adam açtı. Konuşmadan kısa süre bekledi. Kendimi tanıtmaya hazırlanıyordum ki beni tepeden tırnağa şöyle bir süzdü. Kusura bakmayın beklettim, diyerek büyük bir incelikle beni salona buyur etti. Köşedeki koltuğa oturdu, ona şair olduğumu söyleyince gözleri parladı.

Siz de aynı harfle başlayan metin yazmayı denemek ister misiniz?

.................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................................


53. Alfabetik Sıraya Koyarak Metin Yazma:

Amacım sizin için en iyiyi, en güzeli bulmak. Beni yakından tanımayanlar da bilir bunu. Canla başla çalışırım okurlarımı memnun etmek için. Çok farklı duygular yaşarım eserim okurla buluşunca. Değerlendirme kıstaslarına her zaman güvenmişimdir okurlarımın. Eminim bu eserim de gereken ilgiyi görecektir.


Siz de alfabetik sıraya koyarak metin yazmayı denemek ister misiniz?

...........................................................................................................................................................
......................................................................................................................................................................................................................................................................................................................



Sözcük Türleri

58. Adılların Yerine Ad Koyma:

Bazları derste hiç parmak kaldırmıyor.  Semih derste hiç parmak kaldırmıyor.
Çıkışta nereye gitmeyi düşünüyorsunuz?  Çıkışta sinemaya gitmeyi düşünüyoruz.
Bunları Salih’ten duydum.  Bu sözleri Salih’ten duydum.

Aşağıdaki tümcelerde kullanılan adılların yerine ad getirelim.

Onlar piknikten dönmediler mi?  ..................................................... ( Aylalar piknikten dönmediler mi?)
Onu, buraya bırak.  ...................................................... ( Kitabı, masanın üzerine bırak. )
Hepimiz seni çok seviyoruz.  ............................... ( Annem, babam ve kardeşlerim seni çok
seviyoruz.
Böylesini başka yerde bulamazsınız.  .................................... ( Böyle koltuğu başka yerde bulamazsınız.)
Şuraya da biz oturalım mı?  ........................................ ( Şu masaya da biz oturalım mı? )





59. Adların Yerine Adıl Koyma:


Ahmet dün kütüphaneye gelip seni sordu.  O dün buraya gelip seni sordu.
Zeynep ve Ceren bu mahallede oturuyorlarmış.  Onlar bu mahallede oturuyorlarmış.


Aşağıdaki tümcelerde kullanılan adların yerine adıl getirelim.

Fatma’nın ödevi daha güzel hazırlanmış.  ........................................ (Fatma’nınki daha güzel hazırlanmış.)
Şehrin kütüphanesini gezecek.  .........................................(Şehrin burasını gezecek.)
Tuz ve biberi uzatır mısın?  ......................................... ( Şunları uzatır mısın? )
Kitaplarımın tamamını kapladım.  .......................................... ( Kitaplarımın hepsini kapladım.)
Koy o parayı cebine!  ........................................... ( Koy onu cebine! )



61. Sıfatları Bulma:

Bütün yollar bu meydana çıkıyor.
Etkili yağışlar gelecek hafta İstanbul’u da etkileyecekmiş.


Aşağıdaki tümcelerde bulunan ön adları ( sıfatları) da siz bulun.

Hiçbir işte dikiş tutturamadı.  ................................................ ( hiçbir )
Uzun saçları, mavi gözleriyle hemen dikkat çekiyordu.  ............................................... ( uzun, mavi)
Kapıda bizi iri yarı bir adam karşıladı.  .................................................. ( iri yarı )
Babam her zaman, yaşlı insanlara yardım etmemizi söylerdi.  ................................................ ( her, yaşlı)
Beşinci ders Türkçe yapacağız.  .................................................... ( beşinci)


62. Adılları Bulma:

Hangisi yarışmada derece yaptı?
Ben haber vermeden kimse içeri girmesin.
Burası önceden yemyeşil bir alandı.

Aşağıdaki tümcelerde bulunan adılları da siz bulun.

Bu romanı benden sonra kim okumak ister?  ...................................................... ( ben, kim)
Niçin sen de onlar gibi davranmıyorsun?  ................................................... ( sen, onlar)
Artık herkes kendini düşünür oldu.  ............................................... ( herkes, kendi)
Dün biri burayı kiralamak istedi.  .................................................... ( biri, bura)
Marketten ne aldın?  ...................................................... ( ne )


12. Her İsme Bir Sıfat Ekle:

hoş koku, çalışkan kişi, bu kitap, bazı anlar, kaç ders, mavi kazak, uzun yol

Örneklerde olduğu gibi siz de adları birer sıfatla kullanın.

........... soru, .......... çizgi, .......... yardım, .......... kızlar, .......... insan, .......... hafta, .......... gömlek


13. Her Eyleme Bir Zarf Ekle:

Bugün görüşeceğiz. Biraz uzanmıştım. Çok çalıştı. Hızlı koşamıyordu. Zor çözdün.

Pek kibar davranır. Akşam gelirler. İçeri almamışsınız. Niçin gelmedin?

Örneklerde olduğu gibi siz de eylemleri birer zarfla kullanın.

........... konuştum. (açık) ............ aramadı. (hiç) ........... uğrasın. (yarın) .......... uyuyamıyor.(ışıksız)

......... çıkacak. (dışarı) ................ fark eder. (geç) ........... buldun? ( nasıl) .............. gelecekler. (yarın)


14. Edatları Unutmuşlar:

Aşağıdaki cümlelerde edatları kullanmayı unutmuşlar. Yandaki tablodan da yardım alarak boş bırakılan yerleri dolduralım.
• .......... senin gezdiğiniz bahçede açmaz çiçek.
• Bu ......... uğraştığına değecek mi?
• Sana yetişmek ...... çok uğraştım.
• Zaman su ..... akıyor.


Aşağıdaki cümlelerde edatları kullanmayı unutmuşlar. Tamamlama yardım eder misiniz?

• Cennet ........ güzel vatanımız var.
• Bana ........ bu işte bir yanlışlık var.
• Akşama ......... gelirim, demişti.
• İnsanlara sevgi ......... yaklaşmalı.
• Sabah ........... beri seni arıyoruz.

15. Bağlaçları Yerleştir:

Aşağıdaki cümlelerde bağlaçları kullanmayı unutmuşlar. Yandaki tablodan da yardım alarak boş bırakılan yerleri dolduralım.

• Çiçeklerden karanfil .......... gülü severim.
• Sizi çok aradım, ........ size ulaşamadım.
• ...... arayan var ..... soran.
• Gördüklerini anlat .... suçlular yakalansın.


Aşağıdaki cümlelerde bağlaçları kullanmayı unutmuşlar. Tamamlama yardım eder misiniz?

• ...... annemi ....... babamı çok özledim. ( Ne ... ne)
• Bugün ders .......... çalışmamış. ( de)
• Buradan ayrılamam; ............. huzuru burada buldum. ( çünkü)
• Filmi seyredebilirsin .............. yarın erken kalkmalısın. ( ama)
• Bu maçı kazanacağız .............. şampiyon olacağız. ( ve)